(5237 S. K. m. 43, 61, 106, 125) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık belediye başkanının, katılan sağlık ocağı hemşiresine önce yokluğunda telefonda ve daha sonra yüzüne karşı saçını başını yolarım, ağzını yırtarım demesi eylemlerinin 5237 sayılı TCY.nın 106/1. ve 43/1. maddesinde öngörülen zincirleme tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan 125/1-4 maddesinde düzenlenen hakaret suçundan hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre;
a- TCY.nın 61/5. maddesi uyarınca, zincirleme suça ilişkin aynı Yasanın 43. maddesinin temel cezadaki arttırım ve indirimlerden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- 5237 sayılı TCY.nın 125/1-4 maddesi uygulamasında CYY.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanması, uzlaşma sağlanamaması durumunda 231. madde uyarınca hükmün açıklanmasının ertelenmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Mustafa Kaplan müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy