(765 S. K. m. 230) (5271 S. K. m. 160, 173)
Görevi savsama suçundan şüpheli
.. hakkında yapılan soruşturma sonucunda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilip kesinleşen 26.12.2005 günlü karar aleyhine, Adalet Bakanlığının, 2.5.2006 gün ve 18766 sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.5.2006 gün ve 95664 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede Tüm dosya kapsamına göre bir başka dosyanın sanığı olan
hakkında eylemine uyan mesken masuniyetini ihlal suçundan dolayı cezalandırılmasına, yargılama dışında olan basit etkili eylem ve ızrar suçlarından dolayı gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine dair, Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 1.6.2000 tarihli ve 1999/940 esas, 2000/537 sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.11.2001 tarihli ve 2001/13273- 14873 sayılı ilamı ile 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, hakkındaki cezanın 4616 sayılı Kanun gereğince ertelenmesine ilişkin, Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.1.2002 tarihli ve 2002/32-6 sayılı kararı sonrasında, ilk kurulan hüküm gereğince aynı Mahkeme tarafından
hakkında basit etkili eylem ve ızrar suçlarından dolayı gereğinin takdir ve ifası için Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına 27.7.2005 tarihinde suç duyusunda bulunulmuş ise de, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan bahisle sanık hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.7.2005 tarih ve 2005/35172-16937 sayılı takipsizlik kararı verilmesini müteakip, müşteki tarafından verilen şikayet dilekçesinde, suç duyurusu yapılmasına dair ilk hükmün kurulduğu 1.6.2000 tarihi ile suç duyurusunun yapıldığı 27.7.2005 tarihi arasında Hakan Cantez hakkındaki suç duyurusuna ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyenler hakkında şikayetçi olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Olay tarihinde görevli olmayıp 2004 yılında Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinde göreve başlayan Yazı işleri Müdürü
. şüpheli olarak tespit edilmesini müteakip, yapılan işlemlerde 9. Asliye Ceza Mahkemesinde görevli memurların suç teşkil edecek bir eylemlerinin bulunmadığından bahisle takipsizlik kararı verilmiş ise de,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160. maddesinde belirtildiği üzere, Cumhuriyet Soruşturmanın tam yapılması ile şüphelilerin tespit edilmesi gerektiği gibi suç duyurusu yapılmasına dair hüküm kurulduğu 1.6.2000 tarihi ile suç duyurusunun yapıldığı 27.7.2005 tarihi arasındaki 5 yıllık süre içerisinde işlem yapılmaması dikkate alınarak, zamanaşımına sebep olanlar hakkında müşteki tarafından ileri sürülen iddiaların kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu gibi ... delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi gereğince deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinin 1. fıkrasında Cumhuriyet savcısı ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar 2. fıkrasında Cumhuriyet savcısı maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Aynı Yasanın 173. maddesinin 3. fıkrasında ise Başkan kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; ... hükümleri yer almaktadır denilmektedir.
İncelenen dosyada; yakınan
. yakınma dilekçesi ile 9.9.2005 tarihli ifadesinde, kendisine karşı işlenen yaralama ve mala zarar verme suçlarından soruşturma yapılması amacıyla Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, dosyanın Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine ilişkin kararının gereğini yerine getirmeyen görevlilerin tümü hakkında yasal işlem yapılmasını istediği ancak Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca, belirtilen eylemden kimlerin sorumlu tutulması gerektiği yönünde bir araştırma yapılmadan takipsizlik kararı verildiği görülmektedir. Oysa suç duyurusunda bulunulduğu 1.6.2000 tarihinden, şikayet tarihine kadar kararın verildiği mahkemede görev yapan herkesin ifadesine başvurulması, personelin anılan mahkemedeki çalışma süreleri ve mevzuat açısından sorumluluklarının irdelenmesi gerekirdi. Yakınanın itirazının dayanağı, görevlilerin sorumluluğunun tespit edilmemesi ve yalnız adı geçen şüpheli hakkında soruşturma açılması gibi konulara yönelik soruşturma eksikliğidir. İtirazın inceleyen Ağır Ceza Mahkeme Başkanının, açıklanan soruşturma eksikliğini gidermeden, yetersiz gerekçeyle verdiği itirazın reddi kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce; yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi savsama suçundan şüpheli
.. hakkında Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkeme Başkanlığınca verilip kesinleşen 26.12.2005 gün ve 2005/927/D. İş sayılı kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 04.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy