(5275 S. K. m. 122) (5237 S. K. m. 7, 86) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 456)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen görevliye etkin direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammını öngören bir yasal düzenlemede bulunmaması karşısında, ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık İsmetullah Çetin'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, gecikme zammı uygulamasını öngören karar kısmının hükümden çıkarılması suretiyle biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMASINA,
B- Sanığa yükletilen yaralama suçundan kurulan hükümlülük kararına yönelik temyize gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yaralama suçunun kovuşturulması şikayete bağlı olması karşısında, 5271 sayılı CYY.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanması, uzlaşma sağlanamadığı takdirde 5237 sayılı TCY.nın 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen her iki yasanın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle lehe olan uygulamanın belirlenmesi, 765 sayılı TCY.nın 456/4 ve 5237 sayılı TCY.nın 86/2 madde ve fıkrasında cezaların seçimlik olduğu gözetilerek, hapis veya adli para cezasından hangisinin ve ne sebeple tercih edildiğinin karar yerinde açıklanması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasasının 122. maddesi ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması ve süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammını öngören bir yasal düzenlemede bulunmaması karşısında, ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık İsmetullah Çetin'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy