(765 S. K. m. 119, 251, 266, 267, 482) (5237 S. K. m. 125) (5252 S. K. m. 9)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Denizcilik Müsteşarlığı Bölge Müdürlüğünde Şube Müdürü olan sanığın, yakınan Sevinç Karabay'a görevden dolayı olmayıp görevi sırasında sövdüğü kabul edilerek 765 s. TCY.nın 266/1, 251 ve 267. maddeleri; yakınan Halil Karabay'a ise yokluğunda sövdüğünün kabulü ile anılan Kanunun 482/1, 119/4 ve 251. maddelerinin uygulandığının anlaşılması karşısında, kabul edilen bu eylemlerin ayrı ayrı 5237 s. TCY.nın 125/1. madde ve fıkrasına uyacağı, 5252 s. Kanunun 9/3 maddesi uyarınca 765 ve 5237 s. Yasaların tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılmaları suretiyle ve uzlaşma ile hüküm gününden sonra 19.12.2006 gününde yürürlüğe giren 5560 s. Kanun ile değişik CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ait düzenlemenin uygulanmasının olanaklı olup olmadığı değerlendirilerek sanığın hukuku durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de, 765 s. TCY.nın 482/1. maddesinde belirtilen adli para cezasının üst sınırının suç gününde 216 YTL olduğunun ve aynı Kanunun 119/5. maddesi uyarınca yapılacak artırımın bir miktarı geçemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık K. G.'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy