(1136 S. K. m. 59) (5271 S. K. m. 170)
Avukatlık görevi esnasında telefonda sövme ve tehdit suçundan şüpheli Avukat hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59.maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair, K. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2005 tarihli ve 2005/152-169 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 25.04.2006 gün ve 17447 sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 29.05.2006 gün ve 90022 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede Tüm dosya kapsamına göre, sanık avukatın üzerine atılı görevi esnasında telefonla sövme ve tehdit suçu ile ilgili mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Kamu davasının açılması başlığını taşıyan CM. Yasasının 170/2. maddesinde Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü yer almaktadır. Son soruşturmanın açılması kararı, dava açan bir usul işlemi olma niteliğinden ötürü uygulamada iddianame gibi değerlendirilmektedir. Buna göre, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği, hususunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturuyorsa son soruşturmanın açılması kararı düzenlenmelidir, incelenen dosyada, şüpheli avukatın, hakkında icra takibinde bulunduğu Y. M.N.'ye telefonda sövdüğü ve tehditte bulunduğu iddiasının bir kısım tanıklarca doğrulandığı, böyle bir suç eyleminin gerçekleşmediğini söyleyen savunma tanıkları bulunsa bile davanın açılmasını sağlayacak olan son soruşturmanın açılması kararını vermek için yeterli şüphenin bulunduğu delilleri değerlendirme ve nitelemenin yargılamayı yapacak mahkemenin görevi olduğu; nitekim Cumhuriyet Savcısının dava açma görevini düzenleyen 5271 sayılı CYY.170.maddesi hükmüne göre, suçun işlendiği hususunda "yeterli delil" değil, daha geniş anlamlı bir kavram olan yeterli şüphe bulunmasının, savcının dava açan iddianameyi düzenlemesi için gerekli bir neden ve zorunlu koşul olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda şüpheli hakkında dava açılması karan yerilerek yapılacak yargılama sırasında şüphelinin lehine ve aleyhine tüm delillerin görevli mahkemesince tartışılması hukuken isabetli olacaktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, K. Ağır Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen 28.7.2005 gün ve 2005/152-169 sayılı kararın Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4/a. fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 06.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy