(765 S. K. m. 102, 230)
Dava: Görevi savsama suçundan sanıklar hakkında açılan davaların 4616 sayılı Yasanın 1/4. maddesi uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin A. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 31.12.2005 günlü karar aleyhine Adalet Bakanlığının 10.05.2006 gün 20044 sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 01.06.2006 gün ve 103736 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede dosya kapsamına göre avukat olan sanıkların alacaklı vekili sıfatıyla hareket ettikleri A. 1. İcra Müdürlüğünün 1995/1043 sayılı takip dosyasında, çeke dayalı icra takibi yapmalarına ve borçlu vekilinin 14.8.1995 tarihinde mal beyanında bulunmasına rağmen bu tarihten sonra hiçbir işlem yapmayarak 31.12.1996 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına sebebiyet vererek görevlerini ihmal ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasının 4616 sayılı Kanun uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmiş ise de, dosyanın işlemden kaldırıldığı 31.12.1996 tarihinden itibaren sanıkların üzerlerine atılı görevi ihmal suçunun dava zamanaşımı süresi olan 5 yıllık sürenin 31.12.2001 tarihinde dolduğu, müştekinin ise 14.10.2003 tarihinde şikayetçi olduğu gözetildiğinde, sanıkların lehe olarak haklarında açılan kamu davasının zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle düşürülmesi yerine yazılı şekilde ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayı Ceza Muhakemesi Kanununun 309/3. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairesince yapılacak incelemenin ileri sürülen kanun yararına bozma nedenleriyle sınırlı olması karşısında, sanığın hukuki durumunun suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan yasal hükümlere göre belirlenmesi isabetli olacaktır.
İncelenen dosyada, sanıklara yükletilen görevi savsama suçunun dava zamanaşımı süresi, 765 sayılı TCY'nın 230. maddesinde öngörülen ceza miktarına göre aynı Yasanın 102/4. maddesi uyarınca beş yıldır. Sanıkların işlediği iddia edilen eylemler, borçlunun mal beyanında bulunduğu 14.08.1995 tarihinden, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarih olan 31.12.1996 tarihine kadar devam etmiştir. Yakınan, sanıkların bu sürede görevlerini savsadıklarını, 24.01.2003 tarihinde yetkili makamlara bildirmiştir. Suçun işlendiği kabul olunan 31.12.1996 tarihinden şikayetin yapıldığı tarihe kadar beş yıllık asli zamanaşımı süresi dolmuştur. Mahkemece sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, 4616 sayılı Yasaya göre, kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi kararı verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay C. Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, Görevi savsama suçundan sanıklar hakkında A. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.12.2005 gün ve 2005/271-438 sayılı kararın CYY'nın 309/4-d. maddesi ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının asli zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle CYY'nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine 12.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy