(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanların, sanık Adnan Buğday'ın da kendilerine vurduğu yönündeki iddiası ve tanıklar Bülent Çolak, İsmail Kılıç, Ahmet Şenol, Murat Deniz, İsmet Mağu'nun bu yönündeki anlatımları karşısında, olay hakkında görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan tanık Murat Kılınç'da dinlenerek, tanık ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemiyor ise, hangi tanığın ifadesinin neden üstün tutulduğunun yöntemince irdelenip açıklanarak, bütün kanıtlar birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 s. Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulanma, 5252 s. Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 s. Kanununun 12. maddesi ile 765 s. Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Yasaların hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 s. Kanununun 7/2 ve 5252 s. Kanununun 9/3. maddeleri uyarınca, sanık Hulisi Alagöz'ün hukuki durumunun 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de gözetilerek yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılanlar Saim Ayhan ve Selim Kılıç'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy