(5271 S. K. m. 170, 174) (5237 S. K. m. 106)
Tehdit ve hakaret suçlarından şüpheli
hakkında yapılan soruşturma sonucunda, Tirebolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.03.2006 tarihli ve 2005/1127 soruşturma, 2006/86-51 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 170. maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle aynı yasanın 174. maddesi gereğince iadesine dair Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 16.3.2005 tarihli ve 2006 - 52/52 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 31.3.2006 tarihli ve 2005/180 Müt. sayılı karan aleyhine Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.7.2006 gün ve 2006/139774 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği, görüşüldü:
Yasa yararına bozma isteyen tebliğnamede; 1- 5271 sayılı CMK. nun 174. maddesinin gerekçesindeki; C. Savcısının değerlendirmesine tabi hususlar da gerekçesiz olamaz. Bu nedenle mahkeme C.Savcısının nitelendirmesine katılmadığını belirterek bu hususu iade konusu yapamaz mantığına aykırı olarak Tirebolu C.Başsavcılığınca iki şikayetçinin ifadelerine dayanılarak şüphelinin bıçakla ölümle tehdit suçunu işlediği iddiası ile açtığı kamu davasında söz konusu delillerin değerlendirilmesinin yargılama aşamasında yapılması yerine, iddianamenin iade sebebi yapılmasında,
Görev veya yetki konusunda iddianamede açık bir yanlışlık veya çelişki olması halinde iddianamenin iadesinin mümkün olduğu, C. Savcılığının hukuki nitelendirmesi ile mahkemenin hukuki nitelendirmesinin farklı olduğu durumlarda ise iddianamenin kabulünden sonra kovuşturma evresinde görevsizlik veya yetkisizlik kararları verilerek sorunun hallinin mümkün olduğu gözetilmeden C. Savcılığınca iddianamede yapılan nitelendirme kabul edilmeyerek görev hususunun iade sebebi yapılmasında isabet görülmemiştir. denilmektedir,
Gereği görüşüldü:
İncelenen dosyada, şüphelinin yakınanları bıçakla tehdit ettiği ileri sürülerek Asliye Ceza Mahkemesine yönelik olarak iddianame düzenlendiği, buna karşın Asliye Ceza Mahkemesinin iade kararında iddianamede yakınanların beyanı esas alınarak bıçakla tehdit fiilinden dava açılmak istenmiş ise de, ekli tanık beyanlarına göre şüphelinin tanık. dükkanından bıçak almak istediği, fakat bu tanığın bıçağı şüphelinin elinden aldığı, bu durumda tehdit fiilinin silahlı olmayıp 5237 sayılı TCY'nın 106/1. maddesine uyan ve sulh ceza mahkemesinin görevine girer nitelikte olacağı hususlarının gerekçe olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
5271 sayılı CYY'nın 170. maddesi uyarınca, soruşturma evresinde elde edilen kanıtları takdir etmek suretiyle fiili niteleyerek kamu davası açma yetki ve görevi Cumhuriyet savcısına ait bulunmaktadır. Bu durumda iddianamede gösterilen eylemin sanığa yüklenen suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmenin suç nitelemesine yönelik bulunacağı ve CYY'nın 174/2. maddesi uyarınca suçun hukuki nitelendirilmesi dolayısıyla iddianamenin iade edilemeyeceği gözetilmeden itirazı inceleyen merciin itirazı kabulü yerine reddetmiş bulunması yasaya aykırı bulunup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yasa yararına bozma isteğini içeren tebliğnamedeki düşüncesi dosyadaki bilgilere göre yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca; Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 31.3.2006 tarihli ve 2005/180 Müt. sayılı kararının yasa yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mercii Ağır Ceza Mahkemesince yerine getirilmesine, 06.12.2006 tarihinde oybirliği ile karâr verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy