(5271 S. K. m. 170, 174) (5237 S. K. m. 53, 265)
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan şüpheli
.. hakkında yapılan soruşturma sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.4.2006 tarihli ve 2005/6997 soruşturma, 2006/380 sayılı iddianamenin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 170. maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle aynı yasanın 174. maddesi gereğince iadesine dair Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 8.5.2005 tarihli ve 2006- 130/10 sayılı kararma yönelik itirazın reddine ilişkin Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.5.2006 tarihli ve 2006/224 Müt. Sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.7.2006 gün ve 2006/166250 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede özetle; sanığın müştekiye yönelik olarak, ben size yarın ne yapacaklarımı biliyorum demekten ibaret söyleminin suçun tehdit unsurunu nasıl oluşturduğu, buna ilişkin kanıtların neler olduğu belirtilmeden olayla ilişkili kanıtlar irdelenmeden kamu davası açıldığı belirtilerek iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez şeklinde düzenleme bulunduğu gözetildiğinde soruşturma aşamasında suçun hukuki nitelendirilmesinin Cumhuriyet Savcısına ait olup, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin ise mahkemelerine ait olduğu, mahkemece yapılacak yargılama sonucunda suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
İncelenen dosyada Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin iddianamenin iadesi kararında; 5271 sayılı CYY'nın 174/1-a maddeleri uyarınca iddianamenin sonuç kısmında ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerinin uygulanacağının gösterilmemesi ve aynı yasanın 170/4, 174/1-a maddeleri gereği delilerin mevcut olayla ilişkilendirilmeksizin, olayın soyut biçimde anlatılarak ... ve sanığın söylediği ben size yarın ne yapacaklarımı biliyorum sözünün görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu nasıl oluşturduğuna ilişkin kanıtların neler olduğu belirtilmeden, olayla ilgili kanıtlar irdelenmeden kamu davasının açıldığı hususlarının gerekçe olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 25.4.2006 tarihli ve 380 sayılı iddianamesi incelendiğinde, sonuç kısmında cezalandırmanın yukarı bölümde belirtilen yasa maddeleri TCK 265/1, 53/1 ile yapılması gerektiğinin belirtildiği, ayrıca iddianamedeki deliller başlığı altında dayanılan kanıtların nelerden ibaret olduğunun gösterildiği ve sanığın eyleminin anlatıldığı bölümde de sözü edilen kanıtlara dayanıldığının açıklanmış bulunduğu ve esasen olayın niteliği gereği sıralanan kanıtların eylemin hangi aşamasına ilişkin olduğunun da anlaşılır durumunda bulunduğu gözetildiğinde iade kararına dayanak yapılan yasal nedenlerin olayda gerçekleşmediği ve ayrıca iddianamede gösterilen eylemin sanığa yüklenen suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmenin suç nitelemesine yönelik bulunacağı ve CYY'nın 174/2. maddesi uyarınca suçun hukuki nitelendirilmesi dolayısıyla iddianamenin iade edilemeyeceği gözetilmeden, itirazı inceleyen merciin itirazı kabulü yerine reddetmiş bulunması yasaya aykırı bulunup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanım yararına bozma isteğini içeren tebliğnamedeki düşüncesi dosyadaki bilgilere göre yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.5.2006 tarihli ve 2006/224 Müt. sayılı kararının yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mercii Ağır Ceza Mahkemesince yerine getirilmesine, 18.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy