(5271 S. K. m. 170, 174, 309) (1136 S. K. m. 58, 59)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan şüpheli
. hakkında Doğubeyazıt Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.03.2006 tarihli ve 2006/403 Hz. ve 2006/17 id. sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 170. maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle aynı Yasanın 174. maddesi gereğince, iadesine dair Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2006 tarihli ve 2005/17 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2006 tarihli ve 2006/73 Müt. sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 10.07.2006 gün ve 31779 sayılı Yasa yararına bozma isteği emri içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 08.08.2006 gün ve 172377 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede özetle; dosya kapsamına göre; şüpheli Avukat
., şikayetçi
. vekili sıfatıyla, Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.2.2002 tarihli ve 2000/313 esas, 2002/49 sayılı ilamına istinaden 28.287.730.000 Türk Lirası alacak ile Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.9.2002 tarihli ve 2002/101-258 sayılı ilamına istinaden 33,028.500.000 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla yürüttüğü Iğdır İcra Müdürlüğünün 2002/1298 esas ve 2002/2517 esas sayılı takip dosyalarından tahsil ettiği paralan şikayetçi müvekkile tamamen ödemeyip, uhdesinde tutmak suretiyle avukatlık görevini kötüye kullandığından bahisle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/1-2. maddesi uyarınca verilen kovuşturma iznine istinaden Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmek üzere iddianame tanzim olunduğu, Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesince de şüpheli avukat ile şikayetçi arasındaki vekalet sözleşmesi, anılan dava dosyası, icra dosyası getirtilip, şüphelinin dava ve icra takip dosyalan sebebiyle hak ettiği vekalet ücreti miktarının, yaptığı kesintilerin bilirkişi marifetiyle tespit edilip, açıklığa kavuşturulduktan sonra yeniden iddianame tanzim edilmek üzere iadesine karar verilmiş ise de,
Şüpheli avukatın vekalet ilişkisine dayanan ve görevinden dolayı işlemiş bulunduğu düşünülen görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı hakkında kovuşturma yapılması, Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğünce gerekli görülerek, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığına dosyanın gönderildiği, Avukatlık Kanunu'nun 59/2. maddesi uyarınca da ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca beş gün içerisinde iddianame düzenlendiği anlaşılmakla,
Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesince yapılacak inceleme sonucunda şüpheli hakkında son soruşturma açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, bu karar verilmeden önce anılan kanun'un 59/3. maddesi uyarınca şüpheli avukatın toplanmasını istediği bazı deliller var ise mahkeme başkanının bunları nazara alarak soruşturmayı derinleştirme yetkisinin bulunduğu, toplanacak delillere göre de son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilebileceği, şüpheli hakkında mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin ise son soruşturma aşamasında yetkili mahkemesine ait olacağı nazara alındığında, usulüne uygun verilmiş kovuşturma iznine dayanılarak tanzim edilmiş bir iddianame bulunduğu cihetle, işin esasına müessir olacak şekilde iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
İncelenen dosya içeriğine göre, yakınan
şikayeti üzerine T.C. Adalet Bakanlığı'nın 03.02.2006 tarihli kararıyla avukat
.. hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, kovuşturma izni verildiği, Adalet Bakanlığı yazısının C. Başsavcılığına gelmesinden itibaren süresinde Doğubeyazıt C. Başsavcılığınca şüpheli hakkında son soruşturmanın açılması talebiyle iddianame düzenlendiği, ancak gelen bu iddianameyi Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesinin bilirkişi incelemesi yaptırılması istemiyle reddettiği, bu karara karşı yapılan itirazı Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin reddettiği anlaşılmaktadır.
Kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme başlıklı 1135 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinde; 58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.
Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir.
İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir hükmü yer almaktadır. Bu maddeye göre, Adalet Bakanlığınca kovuşturma yapılmasına izin verilmesiyle ilgili karar kendisine gelen C. Başsavcılığı beş gün içinde iddianame düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına ya da açılmamasına dair karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. Burada Cumhuriyet Savcısının herhangi bir takdir yetkisi yoktur. Evrak kendisine geldiğinde, son soruşturmanın açılması yönünde iddianame düzenleyerek yetkili Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına göndermek zorundadır. C. Savcısının bu aşamada delil toplama ve soruşturmayı genişletme yetkisi bulunmamaktadır. Soruşturma evrakı içeriğine göre bir kısım delillerin toplanması gerekirse, evrak kendisine gelen Ağır Ceza mahkemesi bu delilleri toplayacaktır. İddianamenin iadesini düzenleyen CYY'nın 174. maddesine göre de, iade edilebilecek iddianame, kamu davasını açan iddianamedir. Yoksa, son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere düzenlenen iddianame, teknik anlamda kamu davasını açan belge olmadığından iadesi de mümkün değildir. Böyle durumlarda, son soruşturmanın açılması kararı iade edilebilecektir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yasa yararına bozma isteğini içeren tebliğnamedeki düşüncesi dosyadaki bilgilere göre yerinde görüldüğünden 5271 sayılı CYY. nın 309. maddesi uyarınca Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2006 tarihli ve 2006/73 Müt sayılı kararının BOZULMASINA, CYY. nın 309/4-b maddesi uyarınca müteakip işlemlerin merci mahkemesince yerine getirilmesine, 05.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy