(5237 S. K. m. 257) (765 S. K. m. 240) (6183 S. K. m. 51)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Avukat olan sanığın iş kazası nedeniyle tazminat davası açmak üzere katılanla anlaşıp dava için gereken mahkeme harcı ve avukatlık ücretini aldığı halde yaklaşık üç yıl süreyle davayı açmaması eyleminin görevi savsama suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması,
2- Kabule göre;
a- Eylemle 5237 sayılı TCY.nın 257.maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için öngörülen kamu zararı, kişilerin mağduriyeti ya da haksız kazanç sağlama öğelerinin ne biçimde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan ve 257.maddede öngörülen koşulların bulunması halinde 765 ve 5237 sayılı Yasalar arasında 5252 sayılı Yasanın 9.maddesi uyarınca "sanık lehine yasa" değerlendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCY.nın 240/1.maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b- TCY.nın 20.maddesinde öngörülen memurluktan yoksun bırakma cezasının gerekçesiz alt sınırın üstünde belirlenmesi,
c- Hüküm tarihinde, 647 sayılı Yasanın 5275 sayılı Yasanın 122.maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı gözetilmeden hükmolunan para cezasının ödenmemesi halinde 6183 sayılı Yasanın 51.maddesinde belirtilen gecikme zammının uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık Ş. M.'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2007 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy