(5275 S. K. m. 106, 122)
Dava: Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: 1- Sanık H. C.'a ait hükme yönelik temyizde; 3.2.2005 gününde verilen ilk kararın 1.3.2005 gününde tebliğ edilmesine karşın temyiz etmemekle hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleştiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının 5320 s. Kanunun 8/2. madde fıkrası uyarınca dosyayı mahalline iadesinden sonra mahkemenin 24.11.2005 günlü ikinci kararının bu sanık açısından yok hükmünde olduğu, anlaşıldığından, sanık H. C.'nın tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası isteği hakkında bir karar vermeye yer olmadığına,
2- Sanık A. C.'a ait hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ait gerekçe: Sanığa yükletilen mühür bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, tüm kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak şekilde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı:
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada ön görülen suç tipine uyduğu, hapis cezası paraya çevrilirken yanlış hesap sonucu meblağ 825 YTL yerine eksik belirlenmiş ise de, bu yanılgının sanığa kazanılmış hak sağlamayacağı ve bu eksikliğin infaz aşamasında giderilebileceğinden bozma sebebi yapılmamış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5275 S. Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanunun 122. maddesiyle 647 S. Cezaların İnfazı hakkındaki Kanunun 106. maddesinde süresinde ödenmeyen para cezalarına ait gecikme zammı öngörülmemesine göre gecikme zammı uygulama olanağının kalmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık A.C.'nın temyiz iddiaları bu sebeple yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasının 5. bendindeki ödenmeyen para cezasına 6183 S. Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkındaki Kanun'un 51. maddesindeki gecikme zammı uygulanmasına şeklindeki ibarenin karardan çıkarılması, şeklinde Düzeltimek ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 s. Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 s. CYY. nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 13.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy