(5271 S. K. m. 170, 174, 225) (5237 S. K. m. 86) (5235 S. K. m. 10)
Dava: Aile bireylerine eziyet suçundan şüpheli Selahattin Atak hakkında yapılan soruşturma sonucunda Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.5.2006 gün ve 2006/5532 sayılı iddianamenin 5271 sayılı C.M.K.nun 174/1-a maddesi uyarınca iadesine ilişkin Eskişehir 5. Asliye Ceza mahkemesinin 26.5.2006 gün ve 2006/221 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 7.6.2006 gün ve 2006/482 D.iş sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığının 24.7.2006 gün ve 34256 sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.9.2006 gün ve 180138 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüldü:
Karar: Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, her ne kadar mahkemece eylemin eziyet suçunu oluşturması için süreklilik arz etmesi gerektiği, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2. maddesine mümas kasten yaralama ve aynı Kanunun'un 106/1. maddesine mümas tehdit suçunu oluşturduğu. 5235 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca bu suçlardan yargılama ve delilleri değerlendirme görevinin sulh ceza mahkemesine ait olduğundan bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'nun 170/3. maddesinde, iddianamede hangi hususların gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceği belirtildiği ve anılan Kanun'un 174/2. maddesi uyarınca suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iade kararı verilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunun 174. maddesinin 1. fıkrasında Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
Aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. hükümleri yer almaktadır. Somut olayda Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen iddianamenin iadesi kararının, suçun mahkemece yapılan nitelendirilmesine bağlı olarak iddianamenin görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenmemesine dayandırıldığı görülmektedir. Cumhuriyet Savcısı ve Asliye Ceza Mahkemesi hakimi, şüphelinin gerçekleştirdiği eylemleri farklı nitelendirmişlerdir. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi yargıcının yaptığı nitelendirmenin 5271sayılı C.M.K.nun 225/2 maddesinde yer alan Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildi. biçimindeki hükme uygun olduğu düşünülse bile aynı Yasanın 174/2. maddesine göre, iddianamenin, hukuki nitelendirmedeki farklılıktan ötürü iadesi olanaklı değildir. Belirtilen nedenlerle itirazı inceleyen merciin verdiği ret kararının hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlenen tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, aile bireylerine eziyet suçundan şüpheli Selahattin Atak hakkında Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 7.6.2006 gün ve 2006/482 D.iş sayılı kararın CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 08.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy