(765 S. K. m. 70, 71, 72, 192, 273, 480, 482) (5237 S. K. m. 107) (5275 S. K. m. 99) (5271 S. K. m. 311, 321)
Şantaj ve yayın yoluyla hakaret suçlarından sanık
.nın 765 sayılı TCY.nın 480/4, 273, 5237 sayılı TCY'nın 107/1 ve 5275 sayılı CGİY'nun 99. maddeleri uyarınca. 1 yıl 7 ay hapis ve 354 YTL adli para sezasıyla cezalandırılmasına dair, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.11.2005 tarih ve 2002/529-20051393 sayılı kararın infazı sırasında hükümlü tarafindan yargılamanın yenilenmesinin istenilmesi üzerine aynı mahkemenin bu istimen reddine ilişkin 09.05.2006 tarihli kararına hükümlü tarafindan yapılan itirazın reddedilmesiyle ilgili Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2006 tarih ve 2006/239 sayılı müteferrik kararı aleyhine Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2006 gün ve 2006/183516 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede özetle; 5237 sayılı Türk Ceza kanunu'nda verilen cezaların toplanacağına dair herhangi bir hükmün bulunmadığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde, kişi hakkında verilen her bir cezanın bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacakları belirtilmiş olup, verilen cezaların toplanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde cezaların toplanmak suretiyle hüküm tesisinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
Yasa yararına bozmaya konu edilen dosyanın incelenmesinde, sanık
.'ın 11.03.2002 tarihinde işlediği şantaj ve sövme suçlarından dolayı Mersin C. Başsavcılığının 16.04.2002 tarih ve 2002/5405-2262 sayılı iddianamesiyle sanığın 765 sayılı TCY'nın 192/1 ve 482/4. maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı, bu davanın yapılan yargılaması sonucu Mersin 2. Asliye Ceza mahkemesinin 18.11.2005 tarih ve 2002/529-2005/1393 sayılı kararıyla , sanığın hakaret eyleminden ötürü, 765 sayılı TCY'nın 480/4, 273 maddelerinden 7 ay hapis ve 254 YTL adli para cezasıyla; şantaj eyleminden dolayı da 5237 sayılı TCY'nın 107/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen cezaların 5275 sayılı CGİY'nın 99. maddesi uyarınca toplanarak sanığın 1 yıl 7 ay hapis ve 354. YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, hükümlünün cezası infaz edilirken kendisinin cezanın
. olmasından dolayı cezalandırıldığını, oysa ekteki emniyet yazısından da anlaşılacağı üzere, kendisinin bu televizyonda çalışmadığını bildirerek 25.04.2006 tarihinde yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunduğu, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu talebi 09.05.2006 tarihinde, istemin 5271 sayılı CYY.nın 311. maddesindeki yargılanmanın yenilenmesini gerektirecek nedenlerden olmadığından aynı Yasa'nın 321/1. maddesi gereğince reddettiği, bu karara karşı hükümlünün süresinde itiraz etmesi üzerine itirazı inceleyen Mersin 3. Ağır Ceza mahkemesi, 18.05.2006 tarih ve 2006/239 sayılı kararıyla hükümlünün bildirdiği nedenlerin yeni bir delil niteliğinde bulunmadığından itirazın reddine karar verdiği anlaşılmıştır.
Cezaların içtimaını düzenleyen 765 sayılı TCY.nın 70, 71 ve 72. maddeleri 5237 sayılı TCY.na alınmamıştır. Mevzuatımızda cezaların toplanmasıyla ilgili yalnızca 5275 sayılı Yasanın 99. maddesi bulunmaktadır. Bu maddeye göre bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. maddesi uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir. Sözü edilen madde yalnızca infaz aşamasında ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanması için konulmuş bir maddedir. Bu nedenle mahkemeler hüküm kurarken bu maddeye göre verilen cezaları toplamayacaklar her bir ceza ayrı ayrı varlıklarını koruyacaktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnâmedeki düşünce yukarıda yer alan açıklamalar ışığında isabetli bulunduğundan, şantaj ve yayın yoluyla hakaret suçlarından sanık
hakkında Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2005 gün ve 2002/529 Esas, 2005/1393 sayılı kararının, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CYY.nun 309/4-c.maddesine göre, karardaki hukuka aykırılığın Dairemizce giderilebileceğinden, karardaki sanığa verilen cezalar 5275 sayılı Kanunun 99. maddesi uyarınca içtima ettirilerek neticeten bir yıl 7 ay hapis ve 354 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına bölümünün kararda çıkarılmasına karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, 22.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy