(5237 S. K. m. 43, 50, 51, 53, 265) (647 S. K. m. 4, 5, 6)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1 - Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen görevlilere hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
her iki yakınana hakaret edilmesi nedeniyle TCY'nin 43. maddesi uygulanmamış ve yanılgı sonucu eksik ceza öngörülmüş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık İsa müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2 - Sanığın tehdit ve yaralama eylemlerine ilişkin hükümlerin temyizlerine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sarhoş olan sanığın, çevreyi rahatsız etmesi üzerine kendisini uyaran polis memurlarına PKK'lı olduğunu ve kaleşnikofla tanıştıracağını ve evlerini yakacağını söyleyerek suç örgütünün korkutucu özelliğinden yararlanmak suretiyle tehdit ettiği ve onları basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, ekip otosuna bindirilmek istendiğinde saldırısını sürdürdüğünün anlaşılması karşısında; eylemlerinin bütünüyle TCY'nin 265/4. maddesine uygun özel hüküm niteliğindeki kamu görevlilerinin görevlerini engelleme amacıyla işlenen direnme suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tehdit ve görevlileri yaralama suçlarından hükümler kurulması,
Suçun işlendiği 27.07.2005'te 647 sayılı Yasa'nın yürürlükten kalktığı gözetilmeden 5237 sayılı TCY'nin 50 ya da 51. maddelerinin değerlendirilmesi yerine karma uygulama yapılarak 647 sayılı Yasa'nın 4-6. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hapis cezasına mahkum olan sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulamasında a, b, d, e bentlerinde gösterilen hakları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendindeki hakları koşullu salıvermeye kadar kullanamayacağına ilişkin karar verilmesi yerine yalnızca hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık İsa müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğ-namedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy