(5271 S. K. m. 170)
Dava: Adli görevi ihmal suçundan şüpheli hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair, Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 30.5.2006 tarihli ve 2006/196-114 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 7.9.2006 gün ve 40579. sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2006 gün ve 217997 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede tüm dosya kapsamına göre; şüpheli yapılan iş bölümü uyarınca uhdesinde bulunan toplam 127 adet soruşturma evrakını on ay yirmibir gün ile üç yıl sekiz ay altı gün arasında değişen sürelerde işlemsiz bıraktığı, evrak kapsamı ile Adalet Müfettişleri bildiriminden anlaşıldığı, işlemişiz bırakılan evrak sayısının çokluğu, meslekteki kıdem durumu ile evrakın işlemsiz bırakılma süreleri nazara alındığında mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde son soruşturma açılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Kamu davasının açılması başlığında taşıyan CMY. nın 170/2. maddesinde Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü yer almaktadır. Son soruşturmanın açılması kararı, dava açan bir usul işlemi olma niteliğinden ötürü uygulamada iddianame gibi değerlendirilmektedir. Buna göre, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturuyorsa son soruşturmanın açılması kararı düzenlenmelidir, incelenen dosyada, şüpheli Cumhuriyet Savcısının 127 adet soruşturma dosyasını kendi sorumluluğunda bulunmasına karşın 3 yıl süreyle işlemsiz bıraktığı, savsama eyleminin 2005 yılı müfettiş denetimi sırasında ortaya çıktığı, davanın açılmasını sağlayacak olan son soruşturmanın açılması kararını vermek için yeterli şüphenin bulunduğu, delilleri değerlendirme, tartışma ve suçu nitelemenin yargılamayı yapacak mahkemenin görevi olduğu, nitekim Cumhuriyet Savcısının dava açma görevini düzenleyen 5271 sayılı CYY. nın 170. maddesi hükmüne göre, suçun işlendiği hususunda yeterli delil değil, daha geniş anlamlı bir kavram olan yeterli şüphe bulunmasının, savcının dava açan iddianameyi düzenlemesi için gerekli bir neden ve zorunlu koşul olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda şüpheli hakkında dava açılması kararı verilerek yapılacak yargılama sırasında şüphelinin lehine ve aleyhine tüm delillerin görevli mahkemesince tartışılması hukuken isabetli olacaktır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun kararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, Eyüp 3.Ağır Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen 30.5.2006 gün ve 2006/196-114 sayılı kararın Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına 06.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy