(5271 S. K. m.161)
Dava: Adli görevi ihmal suçundan sanıklar hakkında açılan kamu davasının yargılaması sırasında 5271 sayılı CYY.'nın 161/5, 2803 sayılı Yasa'nın 151/e ve Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 148. maddeleri uyarınca adli soruşturmanın 2802 sayılı Yasadaki yargılama usulüne tabi olduğu gerekçesiyle CYY.'nın 223/8. maddesi uyarınca yargılamanın durmasına ilişkin A Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2006 tarih ve 2004/66 esas ve 2006/30 karar sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığının 03.10.2006 gün ve 44846 sayılı Yasa yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2006 gün ve 242077 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede Dosya kapsamına göre; mahkemece sanık Jandarma Uzman Çavuş hakkındaki yargılama usulünün genel hükümlere tabi olduğu, verilecek ayırma kararı ile kovuşturmaya devam olunup bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde her iki sanık hakkında da 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayılı CYY. nın 161/5.madde ve fıkrasında Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde yetkiyi kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kamu görevlileri ile Cumhuriyet Savcılarının sözlü ve yazılı istem ve emirlerini yapmakta yetkilerini kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk amir ve memurları hakkında Cumhuriyet Savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır. Vali ve kaymakamlar hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri, en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise, hakimlerin görevlerinden dolayı tabi oldukları yargılama usulü uygulanır. Hükmünü öngörmekte, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 86.maddesi ise Hakim ve Savcıların suçlarına iştirak edenler aynı soruşturma ve kovuşturma mercilerine tabidirler. hükmünü içermektedir.
Sanık, bir Jandarma Uzman çavuştur ve A. İlçe Jandarma Komutanlığı nezdinde görev yapmakta olup, görevli olduğu tarihte en üst dereceli kolluk amir sıfatını taşımamaktadır. CYY. nın 161/5.maddesi, adli görevini kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlarda en üst dereceli kolluk amirleri hakkında hakimlerin görevlerinden dolayı tabi oldukları yargılama usulü uygulanması gerektiğini öngörmektedir, iştirak halinde işlenen bu suçlarda bağlantı nedeniyle davanın ayın yargı merciinde görülmesi olanaklı ise de, en üst dereceli kolluk amirleri dışındaki kamu görevlilerinin suçlarının 2802 sayılı Yasa hükümleri uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması olanağı bulunmamaktadır. 2802 sayılı Yasanın 86.maddesi, ancak Hakim ve Savcıların görev suçlarına iştirak eden kamu görevlilerinin ayın soruşturma ve kovuşturma mercilerine tabi olduğunu hükme bağlamaktadır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yasa yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, Arsin Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2006 tarih ve 2004/66 esas ve 2006/30 karar sayılı Durma Kararının CYY.'nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamaya kaldığı yerden devam olunmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy