(5237 S. K. m. 50, 265) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Görevliye direnme suçundan hükümlü Yılmaz Bal'ın 5237 s. TCY.nın 265/1, 265/4 ve 50. maddeleri uyarınca 5400 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ait Bozyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2006 gün ve 2005/9-2006/30 s. ek kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03.10.2006 tarih ve 44772 s. Kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2006 tarih ve 242134 s. tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü.
Karar: Tebliğnamede Tüm dosya kapsamına göre, Bozyazı Asliye Ceza Mahkemesinin bahse konu kararı ile sanık hakkında görevli memura aktif mukavemet suçundan hükmedilen 5.400. Yeni Türk lirası adli para cezasının infazı ile ilgili olarak. 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin 6.bendi uyarınca mahkemece hapisten çevrilen adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilmesi gerektiği hususu açıkça belirtildiği gözetilmeksizin mahkemece, hapisten çevrilen adli para cezasının Cumhuriyet başsavcılığınca hapis cezasına çevrilmesi gerektiğine dair hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 s. Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 1.fıkrasında Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanı, o karar veya hükmün Yargıtay'ca bozulması istemini, kanuni nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. hükmü yer almaktadır. Belirtilen maddede düzenlenen olağanüstü kanun yoluna başvurunun ilk koşulu hakim veya mahkeme tarafından verilen karar veya hükmün kesinleşmiş olmasıdır. Bir kararın kesinleşmesi için, ilgililere usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, ancak ilgililerin temyiz yoluna başvurmaması gerekir. Mahkemece verilen 16.9.2006 günlü kararın hükümlüye tebliğ işlemi yapılmadan, kanun yararına bozma yoluna başvurulması olanağı yoktur.
Sonuç: Yargıtay C.Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarda belirtilen sebeplerle yerinde görülmediğinden,
1- Adalet Bakanının Kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE,
2- Tebligat işlemlerinin tamamlanması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine 20.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy