(5326 S. K. m. 35) (765 S. K. m. 40, 266, 267) (5237 S. K. m. 125) (5271 S. K. m. 253) (5252 S. K. m. 5)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: A-) Saldırgan sarhoşluk suçundan 5326 sayılı Kabahatler Yasası'nın 35. maddesi uyarınca verilen kararın niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz davası isteği hakkında bir karar vermeye yer olmadığına ve dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine geri gönderilmesine,
B-) Görevliye hakaret suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Alkollü olan sanığın, gece saat 21.00 sıralarında askerlik şubesi önünde nöbet tutan ve kendisine karşı bir görev ifa etmeyen yakınana senin de komutanın da anasını, avradını sinkaf ederim diyerek hakaret etmesinin bir görevden dolayı değil, görev sırasında gerçekleşmesi nedeniyle, hakkında 765 sayılı Yasanın 267. maddesinin uygulanması gerekeceği, ancak 5237 sayılı TCY'nda sözü edilen maddenin karşılığının bulunmaması nedeniyle eyleminin aynı yasanın 125/1 maddesindeki takibi şikâyete bağlı suçu oluşturacağı gözetilerek öncelikle yakınanın sanıktan şikâyetçi olup olmadığı sorulup şikâyetçi olması halinde 5271 sayılı CYY'nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma uygulaması yapıldıktan sonra sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı TCY'nın 266/1. maddesi uyarınca hükümlülük kararı verilmesi,
2-) Kabule göre de;
a-) 5252 sayılı Yasanın 5/2. maddesi hükmü uyarınca temel para cezasının 450 YTL. olduğu gözetilmeden, 489 YTL. olarak fazla belirlenmesi,
b-) TCY'nın 40. maddesi uyarınca sanığın nezarette geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy