(5271 S. K. m. 231) (5395 S. K. m. 23) (765 S. K. m. 258) (5237 S. K. m. 7, 31) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- Sanıklar K. B. ve V. Ç. hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması karara karşı 5271 sayılı CYY.nın 231/12 ve 5395 sayılı Ç.K.K.nın 23/7 maddeleri uyarınca yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanıklar K. B. ve V. Ç. müdafiilerinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2- Sanık S. Y. hakkında verilen hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Kavga olayına karışan sanığın, elindeki bıçağın alınıp karakola götürülmek istendiği sırada yakınan polis memurunu yaralamaktan ibaret eyleminin, 765 sayılı TCY.nın 258/3 madde ve fıkrasına uyacağı gözetilip, 5252 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı yasanın 9/3 maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı TCY.larının ilgili hükümleri karşılanarak sanık yararına olan yasa hükmünün belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b- Suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın 31/3 maddesinin uygulanacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık S. Y. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY. nın 326/son maddesinin gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy