(5275 S. K. m. 106, 112) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1-) Tehdit suçuyla ilgili hükme yönelik o yer C.Savcısının temyiz istemiyle ilgili olarak;
Sanık lehine olan yargılama kurallarına aykırılık, sanık aleyhine olarak C.Savcısına kararın bozulması yetkisini vermediğinden;
5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY'nın 317. maddesi uyarınca O yer C.Savcısının tebliğnameye aykırı olarak, temyiz isteğinin REDDİNE,
2-) Hakaret suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) 5271 sayılı CYY.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca yakınmaya bağlı hakaret suçunda taraflar arasında uzlaşma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Kabule göre de;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'nın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 106. maddesinde süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesi karşısında, sanık hakkında gecikme zammı uygulama olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve o yer C.Savcısı ile sanık M.T.'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy