(5237 S. K. m. 50, 51, 125)
Görevliye sövme suçundan sanık N.E'nin 5237 S. TCK'nın 125/3-a, 50 ve 51 maddeleri uyarınca 7300 YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine ilişkin Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 06.06.2006 günlü karar aleyhine Adalet Bakanlığının 13.12.2006 gün ve 59341 sayılı yasa yararına bozma isteğinin içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2007 gün ve 323463 sayılı Tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gelmekle incelendi ve gereği düşünüldü:
Tebliğnamede dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk ceza kanununun 50/2 maddede suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez hükmünün yer aldığı cihetle, aynı kanunun 125. maddesinde hapis ve adli para cezalarının seçimlik olarak öngörülmüş olması karşısında sanık hakkında hükmedilen 1 yıl hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
5237 sayılı Türk ceza kanunun 51. maddesinde hapis cezasının ertelenmesine dair hükümler bulunup, anılan kanunda para cezalarının ertelenmesine ilişkin bir düzenlemeye ise yer verilmemiş olması karşısında sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Yasa yararına bozma istenilmesine geçilmeden önce ilgili yasa hükümlerinin göz önünde bulundurulmasında yarar vardır. 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 50/2 maddesinde Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez 125. maddesinin 1 fıkrasında Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. 3 fıkrasında Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. 51. maddesinin 1 fıkrasının 1.cümlesinde ise İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir hükümleri yer almaktadır.
İncelenen somut olayda mahkeme görevliye sövme suçunu işleyen sanık hakkındaki temel cezayı 5237 S. TCK'nın 125/3-a maddesi hükmüne uygun olarak belirlemiştir. Yasa koyucunun anılan yasa maddesinin 3.fıkrasında sayma yöntemiyle belirlediği nitelikli hakaret suçlarında seçimlik ceza öngörmediği yasal düzenlemeden açıkça anlaşılmaktadır. Nitelikli hakaret suçlarında seçimlik cezanın varlığı kabul edilmediğine göre hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi olanaklıdır. Ancak anılan yasanın 51 maddesi uyarınca yalnız hapis cezalarının ertelenebileceği adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı görülmektedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yasa yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki hapis cezasının adli para cezasına çevrileyeceğine ilişkin düşünce yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden REDDİNE; Ancak adli para cezasının ertelenemeyeceği düşüncesi yasa ve hukuka uygun bulunduğundan görevliye sövme suçundan sanık N.E hakkında Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 06.06.2006 gün ve 2005/1397- 2006/321 Sayılı kararın 5271 sayılı CMK'nın 309/3 maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmayacak üzere BOZULMASINA, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 02.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy