(5237 S. K. m. 267)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İmar planında gösterilen yolun arazi üzerinde belirlenerek açılması sırasında belediye görevlisince yapılan hatalı işlem sonucunda sanığa ait bahçedeki ağaçların kesilip yola katılması dolayısıyla vermiş olduğu dilekçelerle, bu olayın sorumlusu olduğunu ileri sürdüğü katılan belediye başkanının cezalandırılmasını istediğinin anlaşılmasına göre, ileri sürülen maddi olayların suç oluşturup, oluşturmadığının ve suç oluşturuyorsa niteliğinin tayin edilmesi yargı makamlarına ait bulunmakla, eylemlerin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp yakınma ve ihbar yasal hakkını kullanma niteliğinde bulunulduğu gözetilmeden, iftira suçunun oluştuğu gerekçesiyle hüküm kurulması,
2- Sanığın Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe tarihlerinin esas alınması yerine suç tarihinin saptanmasında yanılgıya düşülmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy