(765 S. K. m. 59, 240) (5237 S. K. m. 7, 53, 257) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Belde belediye başkanı ve tahakkuk memuru olan sanıklar hakkında ilçe kaymakamı tarafından verilen 5.10.2000 tarihli soruşturma izninde, belediyenin hizmet ve mal alımıyla ilgili 11.11.1999, 25.1.2000, 25.2.2000, 1.3.2000, 1.5.2000 tarihli ihalelerin 2886 sayılı Devlet İhale Yasasına aykırı olarak ihale komisyonu ve emanet komisyonu oluşturulmadan, yetersiz encümen kararlarına dayanılarak yapıldığının belirtildiği ve iddianamede de bu ihaleler dolayısıyla işlerin üç kat fazla fiyatla yaptırıldığı iddiasıyla ve 765 sayılı TCY.nın 240. maddesi uyarınca yargılanmak üzere kamu davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Buna karşın, anılan yasanın 240. maddesinde düzenlenmiş bulunan görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun karşılığı 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 257. maddesinde düzenlenmiş, ancak suçun oluşması için görev gereklerine aykırı davranmaktan ayrıca suçtan dolayı kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına ya da kişilere haksız kazanç sağlanması neticelerinden birinin gerçekleşmiş olması da zorunlu görülmüştür. Bu nedenle, dosyanın ihaleye konu işlerden anlayan ve ilgili mevzuatı da bilen bilirkişi veya bilirkişi kuruluna verilerek; soruşturma izninde belirtilen mal veya hizmet alımıyla ilgili işlemlerin yasaya aykırı olup olmadığının ve yasaya aykırı ise bu işlemler dolayısıyla kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunup olunmadığının araştırılarak somut bir kamu zararı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, tahakkuk memuru olan sanık yönünden de, imzası ile yapılan ödemelerin yasaya ve dolayısıyla görevinin gereklerine aykırı olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre 5237 sayılı TCY'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri de gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile 765 sayılı TCY'nın 240. maddesi ile ceza verilmesi,
2- Uygulamaya göre de;
a- 765 sayılı TCY'nın 240. maddesinde düzenlenen memuriyetten yoksunluk cezasının karşılığının 5237 sayılı TCY'nın 53/5. maddesinde güvenlik tedbiri niteliğinde yer aldığı gözetilmeden, memuriyetten yoksunluk cezasının uygulanmamasına karar verilmesi,
b- Sanık Ceylan Özoğlu müdafiinin 28.10.2002 tarihli dilekçesindeki, 765 sayılı TCY'nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanması isteğinin karara bağlanmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Ceylan Özoğlu müdafii ve sanık Halil Savaşeri'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy