(765 S. K. m. 266, 271, 456) (5271 S. K. m. 226, 228)
Dava: Görevliye direnme suçundan sanık M.'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 258. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilip kesinleşen, 22.06.2005 günlü karar aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 15.01.2007 gün 1887 Sayılı Yasa yararına bozma isteğini içeren, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 07.02.2007 gün ve 13785 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede Sanık M. hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 266/1, 456/4 ve 271. maddeleri uyarınca kamu davası açılmasına rağmen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 258. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülememiştir denilmektedir.
İncelenen dosya içeriğine göre, sanığın işlediği 10.09.2002 tarihli eylemden dolayı sanık hakkında İstanbul C.Başsavcılığı'nın 13.11.2003 tarih ve 2003/3970515544 sayılı iddianamesiyle 765 sayılı TCY.'nın 266/1, 456/4, 271 (iki kez) cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığa ek savunma verilmeden 22.06.2006 tarihli kararla sanığın 765 sayılı TCY.'nın 258/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CYY.'nın Suçun niteliğinin değişmesi başlıklı 226. maddesi uyarınca Sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulmadıkça, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkum edilemez. Bu maddeden açıkça anlaşıldığı üzere, iddianamede gösterilen fiilin hukuk yönünden değerlendirilmesini yaparken iddia ve savunma ile bağlı olmayan, tümüyle serbest bulunan mahkeme, suçun hukuki niteliğinin değişmesini veya cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektiren nedenlerin ilk defa duruşmada ortaya çıkması halinde sanığı haberdar edecek ve ona bu konuda savunma olanağı sağlayacaktır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıdaki açıklamalar ışığında isabetli bulunduğundan, görevliye direnme suçundan sanık M. hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilip kesinleşen, 22.06.2005 tarih ve 2003/1199-432 sayılı kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CYY.'nın 309/4-b maddesi gereğince sonraki işlemlerin yerinde mahkemesince yapılmasına, 19.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy