(5271 S. K. m. 193) (5237 S. K. m. 289)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ve yargılamanın doğrudan doğruya olmasına ilişkin temel kurallar ile sözlülük ve duruşmadan hazır bulunma ilkelerinin istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CYY.nın 193/2. maddesinin, beraat kararı yönünden ancak dosya kapsamından ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın yöntemince sorgusu yapılmadan beraat kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCY.nda Millete ve Devlete Karşı Suçlar kapsamında, serbest hareketli bir suç olarak 289. maddesi ile düzenlenen yedieminlik yükümlülüğüne uymama suçu ile korunan hukuki yararın, yedieminlik görevinin yasaya uygun olarak yapılması ve bu suretle kamu hizmetlerinin düzen içinde yürütülmüş olması karşısında, bu suçun haczedilen malı sahibine ya da başkasına vermek, satmak, niteliğini değiştirmek, zarar vermek, bozmak, tüketmek gibi icrai veya idarece istenmesine karşın geçerli bir özrü olmadan malı vermemek, hazır etmemek yada teslimden kaçınmak biçimindeki ihmali davranışlarla da işlenebileceğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan idare vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy