(765 S. K. m. 230, 240) (5237 S. K. m. 257)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Karar: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; 765 sayılı TCY'nın 230 ve 240. maddelerinde yer alan görevi savsama ve görevde yetkiyi kötüye kullanma suçlarına karşılık gelen, 5237 Sayılı Yasanın 257. maddesi suça yeni bir yorum getiren farklı bir düzenleme içermektedir. Eski düzenlemede, memurun yasada yazılı hallerden başka her ne suretle olursa olsun görevini kötüye kullanması ve hangi nedenle olursa olsun görevini yapmaktan savsama ve gecikme göstermesi yani münhasıran yasa ve yönteme aykırı davranılması veya görevin yapılmaması veya gecikmeli olarak yapılması halleri suç teşkil etmekte iken, yeni düzenlemede kamu görevlisi ancak yasada suç olarak tanımlanan haller dışında görev gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle,
a) Kişilerin mağduriyetine,
b) Kamunun zararına,
c) Kişilere haksız kazanç sağlanmasına yol açması halinde eylemi görevde kötüye kullanma ya da görevi savsama suçunu oluşturacaktır. Bu üç öğeden birinin gerçekleşmemesi halinde yasa ve yönteme aykırılık da olsa eylem suç teşkil etmez, ancak bir disiplin kovuşturmasının konusu olabilir. Bu açıklamalar karşısında;
Somut olayda avukat olan sanığın müvekkili olan Türk Telekomünikasyon A.Ş. ile arasındaki sözleşme hükümlerine göre, takip etmesi gereken dava ve icra takip dosyalarını görevini savsayarak takipsiz bıraktığının anlaşılması karşısında, sanığın bu eylemi nedeniyle kurumun zarara uğradığı, böylece 5237 Sayılı Yasanın 257. maddesinde tanımlanan suçun, kamunun zarara uğramasına ilişkin unsurunun gerçekleştiği gözetilmeden, kuruma zarar sayılamayacak bir külfet getirdiği biçimindeki yasal temelden yoksun gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan Türk Telekom A.Ş. vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy