(5237 S. K. m. 269)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ait gerekçe:
1- Sanığa yükletilen iftira eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, tüm kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak şekilde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ait sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada ön görülen suç tipine uyduğu,
Suçlamayı kabul etmeyen sanığın iftiradan geri dönmesi sözkonusu değilken salt iftira suçunun mağduru hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi sebebiyle TCY.nın 269/2. maddesiyle cezadan 3/4 oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza öngörülmüş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık Ahmet Kılıç'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Öbür suça ait hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, yakınanı tehdit ettiğine ait kanıtlar gösterilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık Ahmet Kılıç'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy