(5237 S. K. m. 53, 267, 268)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 s. TCY.nın 267/2. maddesinde ön görülen düzenlemenin, iftira suçunda ilgili kişiye yüklenen eylemin maddi eser ve delillerine ait olduğu ve sanığın başkasına ilişkin ticari taşıt kullanma belgesini, soruşturma sırasında, kendisininmiş gibi ibraz etmesinin, aynı Kanunun 268. maddesinde tanımlanan suçun maddi öğesini oluşturduğu gözetilmeden, sanığa verilen cezanın bu gerekçe ile artırılması,
2- 5237 s. TCY.nın 53/1. madde ve fıkrasındaki hak yoksunluklarının tamamının hükümlülüğün kanuni sonucu olduğu gözetilmeden, anılan maddenin (c) bendindeki hak yoksunluğuna (koşullu salıverme gününe kadar) karar verilmemesi,
3- Sanık hakkında mükerrirlere ait infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, sabıka kaydındaki hangi hükümlülüğünün esas alındığının denetime olanak verecek şekilde gösterilmemesi,
4- Kabule göre; Sanığın cezasında, eylemin maddi eser ve delillerini uydurmaktan dolayı artırım yapılırken uygulanan Kanun maddesi ve fıkrasının yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık Hamit Özbilen'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy