(765 S. K. m. 252)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; Ordu Donatım Komutanlığında astsubay olan sanığın, tarafı olduğu bir tartışma sırasında kimliğini gösterip jandarmayım, devlet adamıyım demekten ibaret eyleminde, mağdurun sanık tarafından karakola götürülmek istediğine yönelik iddiasının ne suretle kanıtlandığı açıklanmadan yasla olmayan yetersiz gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Murat Toprak'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2007 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Balıkesir ilinde Ordunat Astsubay Çavuş olarak görevli olan sanık Murat Toprak'ın olay günü gece saat 23.30 sıralarında yanında aynı köyden Turan Çoban olduğu halde otomobil ile birlikte komşularından evine dönmekte iken ihtiyaç için ayrılıp mahalle tuvaletine giren 1931 doğumlu Mehmet Dağ'ı takip ederek tuvalete girer girmez dövmeye başladıkları ve boğazını sıkarak park ettikleri otomobile doğru 10 metre sürükledikleri, beni neden dövüyorsunuz diye soran yaşlı mağdura seni karakola götüreceğiz orada öğrenirsin. Turan'ı neden üzüyorsun, oğullarının arasını neden bulmuyorsun, tarlalarını neden eşit paylaştırmıyorsun dedikleri, mağdurun bağırması üzerine duyup olay yerine gelen ve kendilerine müdahale etmek isteyen tanıklar Süleyman Çoban, Mehmet Demiraslan ve Sami Dağ'a sanık Murat Toprak'ın karanlıkta askeri kimliğini göstererek ben Jandarmayım, devlet adamıyım, hükümet adamıyım, sivil polisim gibi sizler söylediği, mağdurun yakınlarının ve tanıkların ikazı sonucunda arabaya binerek olay yerinden uzaklaştıkları, iddia, sanık Murat'ın tevilli ikrarı, yeminli tanık beyanları ve dosya içeriği ile sabittir.
Sanıkların kendilerine memur süsü vererek mağduru korkutup direncini kırarak 10 metre sürüklemiş olmaları nedeniyle jandarmanın memuriyet görevinin sağladığı bir yetkiyi ifaya teşebbüs etmeleri nedeniyle 765 sayılı Yasanın 252/1. maddesinde yazılı suçun sübuta erdiği, bu nedenle usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy