(5271 S. K. m. 170, 174, 247, 309)
Dava: Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan şüpheli Hava hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kayseri C.Başsavcılığı'nca düzenlenen 14.02.2007 tarihli ve 2006/15338 soruşturma 2007/1782-623 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 21.02.2007 tarihli ve 2007-1207 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilip kesinleşen 02.03.2007 tarih ve 2007/33 Müteferrik Sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığı'nca verilen 29.03.2007 gün ve 17464 sayılı yasa yararına bozma isteğini içeren Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 16.04.2007 gün ve 68050 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede dosya kapsamına göre; hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet Savcılığı'nca şüphelinin ifadesi alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine, keza aynı sebeple itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı kanunun 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmasının gösterilmediği, somut olayda şüphelinin muhafaza görevini kötüye kullanma ile ilgili olarak, şüpheli beyanı dışındaki delillerin tespit edildiği ve şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığının anlaşılması karşısında, şüphelinin savunması dışındaki tüm delillerin toplandığı ve toplanan delillerin şüpheli hakkında dava açılması için yeterli olduğu gözetilmeksizin İtirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayılı CYY'nın 174/1-b. maddesi Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ... iddianamenin C.Başsavcılığı'na iadesine karar verilir hükmünü içermektedir. Bu madde hükmü uyarınca şüphelinin ifadesinin alınması iddianamenin zorunlu bir koşulu değildir. 170. madde hükmüne göre, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa C.Savcısının bir iddianame düzenlemesi gerekir. Toplanan delillerin kamu davasının açılmasına yeterli olmaması ya da delillerin şüphelinin ifadesinin alınmasını suçun sübutu açısından zorunlu kılması durumunda şüpheli ifadesi ... suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan bir delil niteliği kazanabilir. Ayrıca CYY'nın 247/3. maddesinde kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabileceği öngörülmektedir. Dolayısıyla kaçak şüphelinin ifadesi hakkında kavuşturma yapılabileceği öngörülmektedir. Dolayısıyla kaçak şüphelinin ifadesi alınmadan dava açılmasında da, dava açmaya yeterli şüphe oluşturacak delilin mevcudiyeti koşuluyla yasal sakınca bulunamamaktadır.
Kayseri C.Başsavcılığı'nın 2006/15338 sayılı soruşturma dosyasında, şüphelinin yedieminlik görevini kötüye kullanması suçuna ilişkin yeterli şüphe oluşturan delillerin varlığı, şüphelinin aranmasına karşın bulunamaması nedeniyle ifadesi alınmadan kamu davasını açan iddianamenin düzenlendiği anlaşılmış ve tebliğnamedeki düşünce açıklanan nedenlerle yerinde bulunmuştur.
Sonuç: Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.03.2007 gün ve 2007/33 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca yasa yararına bozulmasına, gereği için dosyanın ilgili yer C.Başsavcılığı'na gönderilmesine, 06.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy