(5187 S. K. m. 2, 11, 26)
Basın yoluyla hakaret suçundan şüpheliler Mustafa D., Serdar T. ve Sinan K. hakkında yapılan soruşturma sonunda Zeytinburnu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.2.2006 tarihli ve 2006/2681 - 1039 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair, merci Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 12.9.2006 tarihli ve 2006/566-696 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 1.3.2007 gün ve 10903 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 14.3.2007 gün ve 46036 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede; 1- 5187 sayılı Basın Kanununun 2. maddesinde süreli yayınlar ve süresiz yayınlar yoluyla işlenen suçlardan eser sahibi sorumludur" hükmüne rağmen sorumluluğun eser sahibine ait olduğu gözetilmeden günlük süreli yayın olan Akşam Gazetesinin sorumlu Yazı işleri Müdürü Mustafa D. ve aynı gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Serdar T. hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yapılan itirazın kabulüne karar verilmesinde,
2- 5187 sayılı Basın Kanununun 26. maddesinde, Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden iki ay, diğer basılmış eserler yönünden dört ay içinde açılması zorunludur şeklindeki bağlayıcı hükmüne karşılık, dava açma süresinin dolduğunun gözetilmemesinde,
İtirazın, bu hususlar gözetilerek reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilmektedir.
5187 sayılı Basın Yasasının 11/2. maddesi uyarınca basın yoluyla işlenen suçlarda eser sahibi sorumludur. İncelenen dosyada şüphelilerden Sinan K.'ın 24.2.2006 tarihli ifadesinde, soruşturmaya konu haberi kendisinin yazdığını açıkladığı görülmekte olup, bu durumda Basın Yasasının 11/3. maddesinde belirtilen sorumlu müdür ve genel yayın yönetmeninin sorumluluğunu gerektiren koşulların da oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 5187 sayılı Basın Yasasının 26/1. maddesi uyarınca, günlük süreli yayınlardan olan günlük gazeteler bakımından dava açma süresi 2 aydır. Bu süre zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süre olduğundan, kamu davasının mutlaka 2 aylık süre geçirilmeden açılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Süre başlangıcı ise anılan maddenin 2. fıkrası gereği, basılmış eserin C. Başsavcılığına teslim tarihi veya suçu oluşturan fiilin C. Başsavcılığınca öğrenildiği tarihtir. Dosyada yer alan yakınma dilekçesinin C. Başsavcılığına verilme tarihi 13.2.2006 olup, suçun C. Başsavcılığınca en geç bu tarihle öğrenildiği ve bu durumda kamu davasının bu tarihten itibaren 2 ay içerisinde açılması gerektiği anlaşılmasına karşın, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itirazın incelenme tarihinde 2 aylık dava açma süresi geçirilmiş bulunulduğundan itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, kabule karar verilmesi yasaya aykırı bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde yer alan düşüncesi dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca, Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 12.9.2006 tarihli ve 2006/566-696 sayılı kararının yasa yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin merci mahkemesince yerine getirilmesine, 03.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy