(5237 S. K. m. 7, 50, 51, 62) (647 S. K. m. 4, 6) (765 S. K. m. 59) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
A-) Sanık E. E.'ın kanuna aykırı eğitim kurumu açma eylemine ilişkin hükme yönelik temyiz incelemesinde, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) İlköğretim müfettişlerinin Ö.B.F. dershanesinde gerçeğe aykırı, yanıltıcı reklam ve ilan yapma konusunu araştırmakla sınırlı incelemelerine ilişkin 27.10.2003 tarihli rapor içeriği ve bu raporu düzenleyen tanıklar M. P. ve H. Ş.'ın inceleme için gittikleri binada herhangi bir eğitim, kayıt ve benzeri faaliyet tespit etmediklerine ve öğrenci görmediklerine ilişkin anlatımları karşısında, adı geçen müfettişlerin söz konusu dershanenin eğitime bir yıl ara verme talebiyle ilgili görüşlerini içeren 23.10.2003 tarih ve 410/49 sayılı rapor üzerine il milli eğitim müdürlüğünce nasıl bir işlem yapıldığı da araştırılarak anılan dershanenin suç tarihinde eğitim kurumu açma ve işletme izni olup olmadığının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde saptanması ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ve suçun sübutuna ilişkin kanıtları açıklayıp göstermeyen yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2-) Sanık müdafiinin, son oturumdaki sanık lehine hükümler kapsamında bulunan 5237 sayılı TCY.'nın 50, 51, 62. (647 sayılı Yasa 4, 6 ve 765 sayılı TCY. 59.) maddelerinin uygulanması isteği de gözetilerek, sanık lehine yasanın, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık E. E. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA,
B-) Sanık H. A. D.'ın kanuna aykırı eğitim kurumu açma eylemine ilişkin,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık H. A. D.'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2009 tarihinde A. bentten oybirliğiyle B. bentten oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
T.C. Anayasasının adil yargılanma hakkı ile ilgili 36/1, 38/4 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddeleri hükümleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 231. maddesinin 5. fıkrasında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasında yargılama sonunda cezaya hükmedilmesinden söz edildiğine göre, bunun da sübut sorununun çözümlenmiş olmasını gerektirmesi göz önüne alındığında, mahkumiyet hükmünün öncelikle usul ve esas yönlerinden incelenerek (varsa) saptanacak hukuka aykırılıklara ek olarak CMY.'nın 231. maddesinin 5728 sayılı Yasa ile değişik 5 ve devamı fıkraları kurallarının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması noktasından da bozulması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy