(5237 S. K. m. 257)
Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanık Serkan A. hakkında Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği 28.11.2006 tarihli son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 29.01.2007 günlü karar aleyhine, Adalet Bakanlığının, 26.04.2007 gün ve 22103 sayılı yasa yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.06.2007 gün ve 96816 sayılı tebliğnamesine ekli dava dosyası daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüldü:
Tebliğnamede Tüm dosya kapsamına göre şüphelinin üzerine atılı avukatlık görevini kötüye kullanmak suçu ile ilgili mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mercie ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
İncelenen dosyada, sanık avukatın, icra takip borçlusu şirketin iflasının 13.07.2005 tarihinden itibaren bir yıl süreyle daha uzatılması kararına karşın 15.11.2005 tarihinde borçlu şirketin gösterilecek adreslerindeki menkullerin haczine ve muhafazasına karar verilmesini istediği, icra müdürlüğünce, bu isteğin mahkemesinden karar getirilmesinden sonra değerlendirilebileceğine karar verilmesi üzerine sanığın icra müdürlüğünün bu işlemine karşı şikayet yoluna başvurduğu, İstanbul 3. icra Mahkemesince şikayet yerinde bulunarak 15.11.2005 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verildiği ve sanığın icra müdürlüğüne anılan kararla birlikte başvurusu sonucu takibe devam edilip icra takip borçlusu ve takiple ilişkisi bulunmadığını iddia eden yakınan şirketin menkullerinin haczedildiği görülmektedir. Sanık avukatın 13.07.2005 tarihli karardan haberdar olup olmadığı ve haberi olmasına karşın icra takibini sürdürdüğü kesin olarak saptanamıyor ise de toplanan kanıtların suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu da açıktır. Bu durumda, görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun öğelerinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin, açılacak kamu davası üzerine mahkemece, sanık lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalar ışığında yetkili merciince verilen itirazın reddi kararlarının, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda Cumhuriyet Başsavcılığının yasa yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanık Serkan A. hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 29.01.2007 gün ve 2007/66 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı C.Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 24.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy