(765 S. K. m. 81, 258) (5237 S. K. m. 43, 106, 125, 265)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
A) Sarhoşluk kabahatine ilişkin hükmün niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık C. S. müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B) Etkin direnme ve görevlilere tehditli birlikte hakaret suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyize gelince,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, tanık V. ile kavga etmesine/tartışmasına polislerin müdahalesiyle başlayıp polis aracına bindirilmesine sırasında ve karakolda devam eden tehdit ve hakaret eylemlerini, polisin kamu düzeni ve güvenliğini sağlama, işlenen suç nedeniyle yasal adli soruşturma yapma görevlerini yerine getirmesini engelleme amacıyla gerçekleştirdiği ve anılan eylemlerin tamamının bir bütün olarak suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY.nın 258/1. maddesine uyan ve sanık lehine olan etkin direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle ayrıca, görevlilere tehditle birlikte sövme suçlarından da mahkumiyet hükümleri kurulması,
2- Kabule göre,
a) Sanığın işlediği görevi yaptırmamak için direnme suçunda, 765 sayılı TCY.nın 258/1, 81/1 ile 5237 sayılı TCY.nın 265/1, görevlilere tehditle birlikte hakaret suçlarında 266/1-3, 269 ile 5237 sayılı TCY.nın 125/3-a, 43 ve 106/1, 43 maddelerinin uygulanması sonucu ortaya çıkacak somut sonuçlar karşılaştırılarak ve Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde sanık lehine yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükmolunan hapis cezaları tekerrür nedeniyle artırılırken, 765 sayılı TCY.nın 81/3. maddesi hükmü dikkate alınmayarak sanık hakkında fazla ceza belirlenmesi,
c) Cezalar toplanırken yetmiş sekiz günün aya çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy