(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz karara karşı başvurulacak yasa yolunun türü, süresi ve şeklinin Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CYY'nın 34/2, 231/2, 232/6 maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesinden ötürü yerinde görüldüğünden, red kararının kaldırılması suretiyle işin esasına geçildi.
A) Sanık F. K.'nın iftira eylemlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz incelemesinde başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hüküm fıkrasında, yasa yoluna başvuru süresi açıkça gösterilmeyerek, CYY'nın 232/6 maddesi hükmüne uyulmaması,
2) Sanıkların, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 3.3.2003 tarihli şikayet dilekçesi, 14.3.2003 tarihli Jandarma, 29.4.2003 tarihli savcılık, 18.12.2003 tarihli ağır ceza mahkemesi ifadeleri ve iddianame içeriği karşısında, sanık F. K.'nın ağır ceza mahkemesindeki anlatımında, haklarında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılan sanık Ş. T.'ten şikayetçi olduğunu bildirme biçimindeki eyleminin, suç yükleme niteliğinde olmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle, sanık F. K.'nın Ş. T.'e iftira eyleminden dolayı mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık F. K.'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin BOZULMASINA,
B) Sanık O. K.'nın iftira eylemlerine ilişkin
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562 nci maddesinin 2 nci fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık O. K.'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2009 tarihinde A bendinden oybirliğiyle, B bendinden oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
T.C. Anayasasının adil yargılanma hakkıyla ilgili 36/1, 38/4 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri hükümleriyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 231 inci maddesinin 5 inci fıkrasında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasında yargılama sonunda cezaya hükmedilmesinden söz edildiğine göre, bunun da sübut sorununun çözümlenmiş olmasını gerektirmesi göz önüne alındığında, mahkumiyet hükmünün öncelikle usul ve esas yönlerinden incelenerek (varsa) saptanacak hukuka aykırılıklara ek olarak CMY.nın 231 inci maddesinin 5728 sayılı Yasayla değişik 5 ve devamı fıkraları kurallarının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması noktasından da bozulması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy