(1136 S. K. m. 59) (5271 S. K. m. 170)
Hakaret suçundan şüpheli Hayriye D. hakkında son soruşturma açılmasına yer olmadığına ilişkin, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 14.11.2006 tarih ve 2006/427-822 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 7.5.2007 gün ve 24222 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 7.6.2007 gün ve 101058 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede dosya kapsamına göre, şüpheli avukatın eylemini avukatlık görevi esnasında işlemiş olması sebebiyle, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/1-2. maddesi uyarınca hakkında kovuşturma yapılması Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğünce gerekli görülerek, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına dosyanın gönderildiği, verilen kovuşturma iznine istinaden Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2006 tarihli ve 2006/25223-5188-450 sayılı iddianamesiyle son soruşturmanın açılmasına karar verilmek üzere iddianame tanzim olunduğu nazara alındığında;
Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılacak inceleme sonucunda şüpheli hakkında son soruşturma açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, bu karar verilmeden önce anılan kanun'un 59/3. maddesi uyarınca şüpheli avukatın toplanmasını istediği bazı deliller var ise mahkeme başkanının bunları nazara alarak soruşturmayı derinleştirme yetkisinin bulunduğu, toplanacak delillere göre de son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilebileceği, şüpheli hakkında mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin ise son soruşturma aşamasında yetkili mahkemesine ait olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Kamu davasının açılması başlığını taşıyan CYY. nın 170/2. maddesinde Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü yer almaktadır. Son soruşturmanın açılması kararı, dava açan bir usul işlemi olma niteliğinden ötürü uygulamada iddianame gibi değerlendirilmektedir. Buna göre, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturuyorsa son soruşturmanın açılması kararı verilmelidir. İncelenen dosyada, şüpheli avukatın, duruşma günü teklifinde bulunan yakınan avukata terbiyesiz herif.... deme eylemine ilişkin olarak, davanın açılmasını sağlayacak olan son soruşturmanın açılması kararını vermek için yeterli şüphenin bulunduğu, delilleri değerlendirme, tartışma ve suçun görevliye hakaret mi yoksa basit hakaret mi olduğunu nitelemenin ve kastın saptanmasının yargılamayı yapacak mahkemenin görevi olduğu; nitekim C. Savcısının dava açma görevini düzenleyen 5271 sayılı CYY.nın 170. maddesi hükmüne göre, suçun işlendiği hususunda yeterli delil değil, daha geniş anlamlı bir kavram olan yeterli şüphe bulunmasının, savcısının dava açan iddianameyi düzenlemesi için gerekli bir neden ve zorunlu koşul olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda şüpheli hakkında dava açılması kararı verilerek yapılacak yargılama sırasında şüphelinin lehine ve aleyhine tüm delillerin görevli mahkemesince tartışılması hukuken isabetli olacaktır.
Yargıtay C. Başsavcılığının Yasa Yararına Bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen 14.11.2006 gün ve 2006/427-822 sayılı kararın Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4/a. fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 09.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy