(5271 S. K. m. 170, 174, 309) (5237 S. K. m. 257)
Dava: Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan şüpheli Feyzi A. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.3.2007 tarihli ve 2007/1748 soruşturma 2007/707 esas, 2007/340 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.3.2007 tarihli ve 2007/155 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 26.3.2007 tarihli ve 145 müteferrik sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 4.7.2007 gün ve 113652 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede Dosya kapsamına göre; suçun yasal unsurlarını oluşturan zararın oluşup oluşmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
İddianamede, söz konusu olayda kişi mağduriyeti ile kamunun manevi zararı olduğu kanaati ile dava açıldığının belirtilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanunun 174/2. maddesi uyarınca, suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği, suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirme görevinin, iddianamenin kabulünden sonra yapılacak yargılama neticesinde mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayılı CYY'nın 170/1, 2. madde ve fıkraları uyarınca; kamu davasını açma görevi C. Savcısı tarafından yerine getirilir. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı bir iddianame düzenler. Bu hüküm uyarınca, C. Savcısı, soruşturmaya konu eylemin suç oluşturduğu ve kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu kanısına ulaştığı takdirde, aynı maddenin 4. fıkrası gereği, suçu oluşturan olayları, mevcut deliller ile ilişkilendirmek suretiyle iddianame düzenler. Bu şekilde düzenlenen iddianamenin, diğer koşullarda bir eksiklik bulunmadığı takdirde 170. maddeye aykırılığı ileri sürülemeyecektir. Diğer taraftan, soruşturma evresinde eylemin hukuken nitelendirilmesi Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Nitekim bu nedenle, CYY'nın 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi nedeniyle iddianame iade edilemez hükmüne yer verilmiştir.
Yasa yararına bozma isteminin konusunu oluşturan 15.3.2007 tarihli iddianamede, il ilköğretim müfettişleri başkanı olan şüphelinin, yakınan müfettişin sunduğu raporda, incelenen özel İngilizce kursunun fiilen kapatılmış olması nedeniyle resmen kapatılması yönünde görüş belirtilmemesinin doğru olmadığını, resmen kapatılması gerektiği yolunda görüşle yeniden rapor düzenlenmesi isteminde bulunması nedeniyle yakman tarafından ikinci kez rapor düzenlenmiş olmasına karşın, şüphelinin üç ay sonra bu talimatı vermemiş gibi, aynı konuda iki defa rapor düzenlendiği iddiasıyla hakkında idari soruşturma açılmak suretiyle yakmanın mağdur edildiği belirtilerek 5237 sayılı TCY'nın 257/1. maddesi uyarınca yargılanmak üzere kamu davası açıldığı.
Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ise, iddianamede suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının belirtilmemiş olması nedeniyle iddianameyi iade ettiği, bu karara karşı yapılan itirazı inceleyen Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesince de, iade kararının yerinde bulunarak reddedildiği anlaşılmaktadır. TCY'nın 257. maddesindeki görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun oluşması için, failin görevin gereklerine aykırı davranmasından başka, bu davranış dolayısıyla kişilerin mağduriyetine veya kamu zararına neden olunması ya da kişilere haksız kazanç sağlanması gerektiği hükme bağlanmıştır. Kamu davasını açan iddianamenin elbette, işlendiği iddia edilen eylemin yasal neticelerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini de açıklaması gereklidir. Bu anlamda iddianamede, kamu görevlisi failin görevin gereklerine aykırı davrandığına ilişkin olaylar ve bu olayların ilişkili olduğu delillerin gösterilmesi, failin görev gereğine aykırı davranışının maddedeki hangi sonuçlara yol açtığının da belirtilmesi zorunludur. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 15.3.2007 tarihli iddianamesinde failin kendi talimatı ile ikinci kez rapor düzenlettirmesine karşın, bu durumu yakınan aleyhine kullanarak hakkında soruşturma açtığı ve böylece yakınanın mağdur edildiği belirtilerek suçun yasal neticesinin oluştuğu açıklandığına göre, iddianamenin CYY'nın 170. maddesinde belirtilen yasal öğeleri taşıdığı ve 174. maddesinde yer alan iade nedenlerinin olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 26.3.2007 tarihli ve 145 müteferrik sayılı itirazın reddi kararının yasa yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mercii mahkemesince yerine getirilmesine 03.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy