( 5271 S. K. m. 47, 170, 174)
Dava: 5271 sayılı CYY.nın 174/1-b maddesi Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen ..iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir hükmünü içermektedir. Bu madde hükmü uyarınca şüphelinin ifadesinin alınması iddianamenin zorunlu bir koşulu değildir. 170. madde hükmüne göre, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısının bir iddianame düzenlemesi gerekir. Toplanan delillerin kamu davası açılmasına yeterli olmaması ya da delillerin şüphelinin ifadesinin alınmasını suçun sübutu açısından zorunlu kılması durumunda şüpheli ifadesi suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan bir delil niteliği kazanabilir. Ayrıca CYY. nın 247/3. maddesinde kaçak sanık hakkında kovuşturma yapabileceği öngörülmektedir. Dolayısıyla kaçak şüphelinin ifadesi alınmadan dava açılmasında da dava açmaya yeterli şüphe oluşturacak delilin mevcudiyeti koşuluyla yasal sakınca bulunmamaktadır.
Karar: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/5967 sayılı dosyasında şüphelinin yedieminlik görevini kötüye kullanması suçuna ilişkin yeterli şüphe oluşturan delillerin varlığı, şüphelinin davetiyeye uymaması, kaçak olması ve bulunmaması nedeniyle ifadesi alınmadan kamu davasını açan iddianamenin düzenlendiği anlaşılmış ve tebliğnamedeki düşünce açıklanan nedenlerle yerinde bulunmuştur.
Sonuç: Mahkemenin 2006/196 Müt. sayılı red kararının 5271 sayılı CY. nin 309.maddesi uyarınca Yasa Yararına BOZULMASINA, gereği için dosyanın ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 19.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy