(5271 S. K. m. 15, 149, 156, 173) (1136 S. K. m. 60) (Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi Ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul Ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik m. 6)
Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan şüpheli Erol Y. hakkında yapılan soruşturma sonucunda son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2006 tarihli ve 2006/291 esas, 2006/139 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2007 tarihli ve 139 müteferrik sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 30.05.2007 gün ve 28179 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2007 gün ve 119496 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede Dosya kapsamına göre; avukat Erol Y.'nun, Eyüp 3, Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/22 esas sayılı davasında gasp suçundan yargılanan sanık Mehmet Emin Yıldız için İstanbul Barosu Başkanlığınca müdafi olarak görevlendirildiği halde, yargılamanın 14.03.2006 tarihli celsesine katılmayarak, sanığın savunmasının alınmamasına ve bu suretle yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiği şeklindeki iddia ile ilgili olarak mevcut delillerin mahkemesince değerlendirilmek üzere sanık hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Müdafii olarak görevlendirilen avukatın, görevini ihmali davranışla kötüye kullandığının ileri sürülebilmesi için öncelikle yasal olarak görevlendirilmiş olup olmadığının saptanması zorunludur.
5271 Sayılı CYY. nın 149, 15. maddelerinde müdafi seçimi ve görevlendirilmesi, 156. madde de ise görevlendirme yöntemi düzenlenmiştir. CYY. nın 156. maddesi uyarınca; soruşturma evresinde müdafi, ifade alan merciin veya sorguyu yapan hakimin, kovuşturma evresinde mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilir. Yine 02.03.2007 tarihli ve 26450 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmesi İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına ilişkin Yönetmelikin 6. maddesi uyarınca, Soruşturma evresinde görev yapan müdafii veya vekil, engel bulunmadığı takdirde kovuşturma evresinde de öncelikle görevlendirilir. Şu halde hüküm uyarınca, soruşturma evresinde görevlendirilmiş olan müdafiin Baro tarafından kovuşturma evresinde de mahkemenin istemi üzerine görevlendirilmesi gerekir.
İncelenen dosyada, şüpheli avukatın, gasp suçu şüphelisinin kolluktaki ifadesinin alınmasında Baro tarafından müdafii olarak 19.06.2005 tarihinde görevlendirildiği ve görevini yaptığı, ancak Eyüp 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.06.2005 tarihli sorgu tutanağına göre şüphelinin sorgulanması sırasında müdafii olarak avukat Sinan P.'ın görevli olduğu, buna karşın, iddianamede şüphelinin vekili olarak avukat Erol Y.'nun adının yazıldığı, Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesinin tensip kararında da, vekil sıfatıyla bilinen avukat Erol Y.'ya duruşma gününün tebliğine ve ayrıca şüpheliye müdafi tayini için baro başkanlığına yazılmasına karar verildiği ancak duruşmaya şüpheli avukatın katılmadığı, esasen mahkemece ara kararında belirtilmesine rağmen müdafii tayini için Baroya yazılmadığı anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere Ceza Yargılama Yasasının 156 ve Yönetmeliğin 6. maddeleri uyarınca kovuşturma evresinde şüpheli avukatın yöntemince müdafii olarak atanmadığı anlaşıldığından, 1136 Sayılı Yasanın 60. maddesi uyarınca genel hükümler dairesinde konuyu incelemekle görevli merci Ağır Ceza Mahkemesinin, CYY. nın 173. maddesi uyarınca yaptığı incelemede, son soruşturmanın açılmaması kararına yönelik itirazın reddi kararı belirtilen gerekçelerle yerinde olduğundan 5271 sayılı CYY. nın 309. maddesi uyarma Yasa Yararına Bozma isteğinin REDDİNE, 10.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy