(5237 S. K. m. 51, 58) (765 S. K. m. 81, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95) (647 S. K. m. 5)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın adli sicil belgesinde yer alan önceki hükümlülüğünün adli para cezasına ilişkin olması ve bunun tek başına ertelemeye engel olmaması karşısında; ertelemede yargıca ölçüt olması gereken geçmişteki durumu ve suç işleme hususundaki eğilimleri değerlendirilmeden salt sabıkalı oluşu göz önüne alınarak yetersiz gerekçeyle erteleme talebinin reddine karar verilmesi,
2- Sanık müdafiinin 31.10.2005 tarihli dilekçesindeki lehe olan hükümlerin uygulanması isteğinin 647 sayılı Yasanın 5. maddesini de kapsadığı gözetilmeden bu konuda bir karar verilmemesi,
3- Sanığın sabıkasında yer alan ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı örneği getirtilip tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8, 1412 sayılı CYY. nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy