(5237 S. K. m. 31, 50, 52, 125) (5271 S. K. m. 260) (1412 S. K. m. 305) (5320 S. K. m. 8) (YCGK 04.10.1993 T. 1993/2-187 E. 1993/227 K.)
Dava: Hakaret suçundan sanık
.. 5237 S. Türk Ceza Yasasının 125/1-1. cümle, 125/3-a, 31/3, 52. maddeleri uyarınca 600.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Sivas 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2007 tarihli ve 2006/447 esas, 2007/214 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 19.06.2007 gün ve 32262 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2007 gün ve 143280 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 125/1-1. cümle 125/3-a maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis cezasının anılan Yasanın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesinde 365 gün yerine, 45 gün adli para cezasına hükmedilmek suretiyle sonuç para cezasının eksik tayin olunmasında isabet görülmemiştir denilmektedir.
CYY'nın 260/1. maddesi uyarınca Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.
1412 sayılı CYY'nın 305/2-1 maddesi ise;
1. İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,
2. Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamaz. hükmünü öngörmektedir.
5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYY'nın 305/1. maddesi hükmüne göre, mahkemece hakaret suçundan verilen 600 YTL adli para cezası miktarı itibarıyla kesin ise de, Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 tarihli 2-187/227 sayılı kararında da belirtildiği gibi, Yargıtay'ın duraksamasız uygulamalarına göre tür ve miktarı itibarıyla kesin olan kararların dahi suç vasfına yönelik temyizi halinde yargıtay denetimine tabi tutulacakları, bu durumun maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlayan ceza yargılamasının doğal sonucu olduğu benimsenmektedir. Buna göre sonuç adli para cezası miktar itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalmış olsa bile vasıf ve türe yönelik temyizler kesinlik sınırının aşılmadığı gerekçesiyle reddolunamaz.
Açıklanan gerekçelerle yoklukta verilen kararın sanığa tebliği ve temyiz edilmemesi durumunda kesinleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Sonuç: Sivas 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2007 gün ve 2006/447-2007/214 sayılı kararının sanık
..'a tebliğ edilmediği ve dolayısıyla kesinleşmediği, anlaşıldığından Tebliğnameye aykırı olarak Yasa Yararına Bozma isteminin REDDİNE, tebligat eksikliğinin mahallinde giderilmesine, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE, 06.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy