(5237 S. K. m. 52, 62, 106, 125) (5275 S. K. m. 110) (5271 S. K. m. 260, 267) (YCGK. 22.12.2009 T. 2009/4-187 E. 2009/306 K.)
Dava: Tehdit ve hakaret suçundan sanık Naide Bulun'un 5237 s. Türk Ceza Kanununun 125/1, 62. (iki kez), 106/1, 62. maddeleri gereğince 1800 (iki kez) ve 600 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesinin 30.11.2006 günlü ve 2006/234-693 s. kararının infazı sırasında hükümlünün ödeme emrinin tebliğine rağmen 30 gün içinde bahsi geçen para cezalarını ödememesi üzerine cezanın 210 tarih hapis cezasına çevrilmesini müteakip, hükümlünün talebi üzerine anılan cezasının 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 110/2. maddesi uyarınca konutunda çektirilmesine dair, Eceabat Sulh Ceza Mahkemenin 20.02.2007 günlü ve 2007/22 değişik iş s. karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 04.06.2007 tarih ve 29333 s. Kanun Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2007 tarih ve 136560 s. tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede Hükümlü hakkındaki toplam 2400 Yeni Türk Lirası adli para cezasının infazı sırasında yapılan talep üzerine, 5351 s. Yasayla değişik 5275 s. Kanunun 110/2. maddesi uyarınca hapse çevrilen cezanın konutta çektirilmesine karar verilmiş ise de;
5275 s. Kanunun 110/2. maddesinde yer alan Mahkumiyete konu suç sebebiyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukuki sorumlulukları saklı kalmak üzere;
Kadın veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları altı ay, veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine hükümü veren mahkemece veya hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemece karar verilebilir hükmü ile,
5237 s. Türk Ceza Kanununun 52. maddesindeki adli para cezası başlıklı;
1- Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam tarih sayısının, bir tarih karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
2- En az yirmi ve en fazla Yüz Türk Lirası olan bir tarih karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve sair şahsi halleri gözönünde bulundurularak takdir edilir.
3- Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam tarih sayısı ile bir tarih karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
4- Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme gününden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödemeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir, düzenlemesi karşısında, 5275 s. Kanunun 110/2. maddesinin uygulanamayacağı ve hükümlü hakkındaki hapis cezasının konutta çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 s. CYY'nın 260. maddesi uyarınca Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Yasaya göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yolları açıktır.
Aynı Kanunun 267. maddesine göre ise, Hakim kararları ile yasanın gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Hükümlü Naide Bulun'un adli para cezasını ödememesi sebebiyle çevrilen hapis cezasının 5275 s. Kanunun 110/2. maddesi uyarınca evinde çekmesi kararının hükümlü ve katılan Yusuf Ziya Yapıcı'ya tebliğ edilip itirazına olanak tanınmadığından, kararın henüz kesinleştiğinden de söz edilemez. 5271 S. CMK. nun 309. maddesinde düzenlenen Kanun Yararına Bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına tetkiki olanaksızdır.
Sonuç: Eceabat Sulh Ceza Mahkemenin 20.2.2007 tarih ve 2007/22 Değişik iş s. kararının hükümlü Naide Bulun ve katılan Yusuf Ziya Yapıcı'ya tebliğ edilmemesi sebebiyle kesinleşmediği anlaşıldığından, Tebliğnameye aykırı olarak Kanun Yararına Bozma isteminin REDDİNE, tebligat eksikliğinin mahallinde giderilmesine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 06.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy