(5271 S. K. m. 260, 267, 309) (1136 S. K. m. 59)
Görev ihmal suçundan şüpheli
. hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/2. maddesi gereğince son soruşturmanın açılmasına dair, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2006 tarihli ve 2006/16458 soruşturma, 2006/335 sayılı iddianamesi üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair, Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2007 tarihli ve 2006/297 esas, 2007/4 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 01.06.2007 gün ve 28870 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 01.08.2007 gün ve 136570 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, Avukat Ş. Tüysüz'ün Üsküdar 2. Noterliğince düzenlenen 13.10.2004 tarihli ve 36847 yevmiye sayılı vekaletname ile müşteki Cengiz Karakış'ın vekilliğini üstlenmesine rağmen, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/84 esas sayılı davasında tehdit edildiği ve alıkonulduğu iddiasıyla şikayetçi olan müşteki C. Karakış'ın vekilliğini 13.10.2004 tarihinde üstlendiği halde, dosyaya vekaletname ibraz etmeyip, azledildiği 29.09.2005 tarihine kadar yargılamanın 26.11.2004, 01.12.2004, 11.03.2005 ve 29.06.2005 tarihli celselerine katılmaması sebebiyle düzenlenen iddianame üzerine, Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/8 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekle olan davanın suç tarihi, sanık ve müştekinin aynı olduğundan bahisle son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talebinin reddine verilmiş ise de,
Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davanın; Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün (110-34-1024-2006) sayılı dosyası üzerinden 19.07.2006 tarihli Bakanlık Makamının Olur üzerine, şüpheli
Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/299 Esas sayılı dosyasında dolandırıcılık suçundan sanık sıfatıyla yargılanan müşteki C. Karakış'ın vekilliğini 13.10.2004 tarihinde üstlendiği halde, dosyaya vekaletname ibraz etmeyip, azledildiği 29.09.2005 tarihine kadar yargılamanın 06.12.2004, 17.03.2005 ve 04.07.2005 tarihli celselerine katılmadığından dolayı Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 02.08.2006 tarihli ve 2006/287 sayılı iddianamesi üzerine Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2006 tarihli ve 2006/241-283 sayılı kararı ile son soruşturmanın görevli ve yetkili bulunan Kadıköy Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine açılmasına ilişkin karar üzerine görülmekte olan dava olduğu, her ne kadar her iki davada müşteki ve sanık isimlerinin aynı olmasına karşın, eylemlerin farklı olması sebebiyle son soruşturanımın açılmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmiş olmasında verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayılı CYY'nın 260. maddesi uyarınca Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.
Aynı Yasanın 267. maddesine göre ise, Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 59. maddesi uyarınca 58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur, inceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesine en yakın bulunan Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.
Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesine verir.
İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir.
Aynı Yasanın 60. maddesi ise 59 uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir. hükmünü içermektedir.
60. maddede her ne kadar yakınan tarafından son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararına itiraz olunabileceği belirtilmemiş ise de, CYY'nın 260. maddesi, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarını açık tutmuştur. Nitekim kararın şüpheliye de tebliğ olunmadığı görülmüştür.
Son soruşturmanın açılması isteminin reddi kararına karşı itiraz hakkı bulunan yakınan C. Karakış ve şüpheli
kararın tebliğ edilip itirazına olanak tanınmadığından, kararın henüz kesinleştiğinden de söz edilemez. 5271 Sayılı CMK'nun 309. maddesinde düzenlenen yasa yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına incelenmesi olanaksızdır.
Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemenin 17.1.2007 gün ve 2006/297, 2007/4 sayılı kararının yakınan
.. ve şüpheli
. tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği anlaşıldığından, tebliğnameye aykırı olarak Yasa Yararına Bozma isteminin REDDİNE, tebligat eksikliğinin mahallinde giderilmesine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 06.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy