(5237 S. K. m. 32/1, 53/1, 57) (5271 S. K. m. 150/2, 223/3)
Görevli memura hakaret suçundan sanık Kenan B. hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın suç tarihinde suçlanabilirlik yeteneği bulunmadığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddeleri gereğince hakkında ceza tayinine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesindeki güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına dair, Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 22.02.2007 gün ve 2006/185 esas 2007/77 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 26.06.2007 gün ve 33671 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 02.08.2007 gün ve 148822 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Müdafıinin görevlendirilmesi başlıklı 150/2. maddesi uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Sanığın suçu işlediği tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığına dair Tekirdağ Devlet Hastanesi Psikiyatri uzmanı Dr. İsmail B.'ten rapor alınmış ise de, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğinin nazara alınmamasında,
3- Akıl hastası olduğu kabul edilen sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir denilmektedir.
1- Epilepsi hastası olup hekim raporu ile suçlanabilirlik yeteneği bulunmadığı saptanan sanık hakkında 5271 sayılı CYY'nın 150/2. maddesi uyarınca Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir hükmüne aykırı davranılarak müdafi atanmaması,
2- 5237 sayılı TCY'nın 32/1. maddesinde öngörülen akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. hükmü uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanık hakkında aynı Yasanın 57. maddesinde öngörülen güvenlik tedbirlerine hükmedilmemesi, hukuka aykırıdır.
Ancak epilepsi rahatsızlığı olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 32/1. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve hareketlerini yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına ilişkin raporun Adli Tıp Kurumu'ndan alınmasına ilişkin bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2007 gün ve 2006/185, 2007/77 sayılı kararıyla ilgili olarak,
1- Suçu algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine ilişkin doktor raporunun adli tıptan alınması gereğine ilişkin bozma isteminin REDDİNE,
2- Ancak CYY'nın 150/2. madde ve fıkrasına aykırı olarak sanığa müdafii atanmaması ve TCY. nın 53. maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmedilmemesi nedeniyle anılan hükmün CYY. nın 309/3 madde ve fıkrası uyarınca Yasa Yararına BOZULMASINA, aynı maddenin 4-b. fıkra ve bendi uyarınca savunma hakkının kısıtlanması sonucunu ortadan kaldırmak amacıyla müdafi atanması ve yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre 5237 sayılı TCY. nın 57. maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmolunması için dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine, 09.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy