(5237 S. K. m. 49, 50, 106, 265) (5275 S. K. m. 107) (YCGK 17.07.2007 T. 2007/4-145 E. 2007/172 K.)
Dava: Kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından sanık Burhan İ.'in 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 265/1, 106/1 ve 49. maddeleri uyarınca 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2006 tarihli ve 2005/962 esas, 2006/531 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 06.07.2007 gün ve 36208 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2007 gün ve 162873 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tehdit suçundan tayin olunan 1 ay hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şeklide karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Sanık hakkında görevliye direnme ve basit tehdit suçlarından 5237 sayılı TCY'nın 265/1. maddesi uyarınca 6 ay ve 106/1-son cümle gereğince 1 ay hapis cezasına hükmolunmuş ve bu iki ceza toplanarak 7 ay hapis olarak sonuç ceza belirlenmiş, bu ceza miktarı üzerinden hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin TCY'nın 50/3.maddesinde öngörülen Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. hükmüne aykırı olarak tehdit suçundan hükmettiği 1 aylık hapis cezasını 50/1. maddede öngörülen yaptırımlardan birine çevirmemesi bir hukuka aykırılıktır.
Bunun yanında cezaların toplanmasının yalnızca koşullu salıverme bakımından 5275 sayılı Yasanın 107. maddesinde öngörüldüğü, 5237 sayılı Yasada böyle bir kurala yer verilmediği ve hükmolunan her cezanın birbirinden bağımsız olduğu gözetilmeden hapis cezalarının toplanması hukuka aykırı ise de bu konu Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma istemi dışında bırakılmıştır.
Bu eksikliğin, istem bulunmadan Dairemizce giderilmesini beklemek yasa yararına bozma yasayolunun mahiyet ve yöntemine uymamaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.7.2007 tarih ve 4-145-172 sayılı kararında da belirtildiği üzere tebliğnamedeki yasa yararına bozma istemi hakkında bir karar verebilmek için öncelikle Adalet Bakanlığınca yukarıda açıklanan nedenler gerekçe gösterilerek Yasa Yararına bozma isteminde bulunulması gerekmektedir. Aksi takdirde hükümdeki sözü edilen yasaya aykırılık giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde; hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına, hizmet için öngörülen yasa yararına bozma kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır.
Sonuç: Belirtilen tehdit suçundan hükmedilen 1 aylık hapis cezasının 50/1. maddede öngörülen yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğu ve hükümdeki hapis cezalarının toplanmasının olanaksızlığı konularında Yüksek Adalet Bakanlığınca Yasa Yararına Bozma açısından değerlendirme yapıldıktan sonra gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 25.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy