(2709 S. K m. 28, 38) (5187 S. K. m. 11) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanık S. K.'a ilişkin hükme yönelik temyizde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan M. Ö. vekilinin temyiz iddiaları, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5187 Sayılı Basın Yasasının 11/2 maddesi uyarınca sahibinin belli olması nedeniyle yazı işleri müdürünün sorumlu bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, Temyiz Davasının Esastan Reddiyle Hükmün ONANMASINA,
2- Sanık M. Z.'a ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk halleri haber verme ve eleştirme hakkıyla mağdurun rızasıdır. Temelini Anayasanın 28 ve devamı maddelerinden alan haber verme ve eleştirme hakkının kabulü için, açıklama veya eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. Ancak, eleştiri hak ve görevi kötüye kullanmamalı, yazıda küçültücü, incitici, abartılı sözlerden kaçınılmalıdır. Sayılan öğelerden birisinin mevcut olmaması halinde, haber ve eleştiri hakkından söz edilemeyecek, eylem hukuka aykırı olacaktır.
Somut olayda; Ç. adlı gazetenin 18 Mart 1999 tarihli nüshasında katılan hakkında Belediyenin kaynaklarını siyası rantçılara işbitirici müteahhitlere ve çevresindeki yakınlarına peşkeş çekmiştir, CHP ye geçmeden önce de YTP'ye katılarak bir kimlik arayışı içinde olduğu çıkarı için her an her partiyi terk edebileceği. ,:: Bilmeyerek bir hata yaptık kendisini belediye başkanı seçtirdik. Ancak sayın CHP liler sahtekarlıkla suçladıkları ve bu konuda mahkemelik oldukları sayın Ö.'ı bile bile nasıl kabullendiler anlamış değilim biçimindeki ibarelerin güncel olması verilişinde kamu ilgi ve yararı bulunduğundan söz edilebilir ise de Anayasanın 38/4 maddesinin hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadan kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği ilkesi gözetilmeden, yazıda içerik itibariyle, katılanın sahtekar olduğu, kimlik arayışı içinde ve çıkarı için her şeyi yapabilecek kişilikte ve belediye kaynakların siyasi rantçılarla işbitirici müteahhitlere ve yakınlarına peşkeş çeken konumunda olduğuna ilişkin küçük düşürücü ve aşağılayıcı değerlendirmelerin, açıklanmasında zorunluluk bulunmadığı, bu nedenle açıklanış şekliyle haber konusu arasındaki düşünsel bağın bulunmadığı, dolayısıyla eyleminin haber verme özgürlüğü ve eleştiri sınırının aşılması suretiyle sövme suçunu oluşturduğu gözetilerek; 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 madde ve fıkraları uyarınca 765 ve 5237 sayılı TCY. larının ilgili hükümlerinin karşılaştırılıp sanık yararına olan yasa hükümleri saptanarak sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş katılan M. Ö. vekilinin temyiz nedenleri tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy