(5271 S. K. m. 5, 170, 174) (5237 S. K. m. 106) (5235 S. K. m. 10, 14)
Tehdit suçundan şüpheliler
haklarında yürütülen soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16.7.2007 tarihli ve 7719 sayılı iddianamenin, CYY'nın 170. maddesine uygun olmadığından bahisle aynı yasanın 174. maddesi gereğince iadesine dair Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.7.2007 tarih ve 2006/795 sayılı kararma yönelik itirazın reddine ilişkin olarak Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.7.2007 tarihli ve 2007/169 değişik iş sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.9.2007 gün ve 2007/183628 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede; Tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.02.2006 tarihli, 2005/13135 esas, 2006/2163 sayılı ve Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 26.12.2005 tarihli, 2005/9494-14352 sayılı benzer olaylara ilişkin ilamlarında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesi gereğince iddianamenin iade edilebilmesi için anılan maddedeki veya aynı Kanun'un 170. maddesindeki unsurları tanımaması gerektiği, mahkemece sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-c maddesindeki suçu oluşturduğu, bu suçu yargılama yetkisinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevli mahkemeye hitaben düzenlenmeyen iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, görev konusunda iddianamede açık bir yanlışlık veya çelişki olması halinde iddianamenin iadesinin mümkün olduğu, Cumhuriyet savcılığının hukuki nitelendirmesi ile mahkemenin hukuki nitelendirilmesinin farklı olduğu durumlarda ise iddianamenin kabulünden sonra kovuşturma evresinde görevsizlik karan ile sorunun hallinin mümkün olduğu gözetilmeden Cumhuriyet Savcılığınca iddianamede yapılan nitelendirme kabul edilmeyerek görev hususunun iade sebebi yapılamayacağı hususları gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
İncelenen dosyada, yukarıda adları yazılı şüphelilerin birlikte hareket ederek yakmanı vücut bütünlüklerine yönelik olarak tehdit ettiklerinden bahisle Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen iddianame hakkında, anılan mahkemece, şüphelilerin eylemi birlikte işlemeleri nedeniyle asliye ceza mahkemesinin görevli olduğu belirtilmek suretiyle iade karan verilmiş, bu karara karşı Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmiştir, itirazı inceleyen mercii Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesince de itirazın yerinde görülmediğinden söz edilerek, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İncelemeye konu iddianamede şüphelilere yükletilen, TCY'nın 106/2-c maddesine uyan eylemin cezasının üst sınırının iki yılı geçmesi ve 5235 sayılı Yasanın 10, 14. maddeleri karşısında görevli mahkemenin asliye ceza mahkemesi olacağı anlaşılmakta ise de, CYY'nın 170. maddesi uyarınca, soruşturma evresinde suçun nitelendirilmesi C. savcısının takdirinde bulunmakta olup, iddianamede şüphelilerin TCY'nın 106. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi ile yargılanmaları talep edilmiş bulunulması karşısında, eylemin nitelendirilmesine göre görevli mahkemenin sulh ceza mahkemesi olması gerekmektedir.
5271 sayılı CYY'nın 174/2. maddesi uyarınca suçun hukuki nitelendirilmesi dolayısıyla iddianamenin iade edilemeyeceği açıkça hükme bağlandığından, suçun nitelendirilmesi konusunda farklı görüşte olan mahkemenin, iddianamenin kabulünden sonra, suçun iddianameden anlaşılan niteliğinden hareketle CYY'nın 5. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilebilecektir.
Bu açıklamalar karşısında, 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen iddianamenin iadesi kararını inceleyen merciin, itirazı kabul etmesi gerekirken reddine karar vermesi yasaya aykırı bulunduğundan, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde yer alan düşüncesi dosya içeriğine göre yerinde görülerek, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca, Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.7.2007 tarihli ve 2007/169 değişik iş sayılı kararın yasa yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, 14.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy