(5237 S. K. m. 184) (4708 S. K. m. 1, 2, 3, 9)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından isin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıklar Suat Erbil Ergen, Şenol Demirbaş ve Erol Ercan'a ilişkin olarak yapılan incelemede;
İncelenen dosyada C. başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonunda iddianame ile; yapı denetimi kuruluşunda görevli inşaat mühendisleri olan sanıklar hakkında; denetimle yükümlü oldukları Nuri Bayram'a ait inşaattaki ruhsata aykırı durumu (plana aykırı çatı katı yapılması eylemini) belediyeye bildirmeyip, 4708 sayılı Yasanın 2/g maddesine aykırı davrandıkları belirtilerek aynı yasanın 9/1. maddesi dolayısıyla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları isteğiyle kamu davasının açıldığı, ancak mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, sanıkların bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyip, planında olmadığı halde çatı katının yaptırılmasına göz yumdukları anlaşılmakta ise de, 5237 sayılı TCY. 184/1. maddesi uyarınca sonradan ruhsat alınması durumunda davanın düşürülmesi gerektiğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5237 sayılı TCY'nın 184/1. maddesinde; yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır denilmektedir. Bu hüküm, yapı denetim kuruluşlarının ortak, yönetici ve görevlilerinin eylemlerini kapsamayıp, ruhsatsız veya ruhsata aykırı binayı yapan veya yaptıran kişilerin fiillerini cezalandırmaktadır. Ruhsata aykırı yapım dolayısıyla yapı denetim kuruluşu görevlilerini de 184/1. maddesindeki suça iştirak edebilecekleri ileri sürülebilir ise de, iddianamede denetim kuruluşu görevlileri hakkında bu suçtan değil, 4708 sayılı Yasanın 2/4-g ve 9/1. maddelerine aykırı davranılması nedeniyle görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan dava açıldığı görülmekte ve esasen anılan 184. maddenin suç tarihinde yürürlükte olmadığı ve bu nedenle de aynı maddenin 5. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün sanıklar hakkında uygulanmasına olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
29.6.2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası'nın 1. maddesinde belirtildiği üzere Yasanın amacı; can ve mal güvenliğini teminen imar planına, fen sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu amaçla yasada yapı denetimi kuruluşları ile bunların ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri ile yapı müteahhidi ve proje mühendisine birtakım yükümlülükler getirilmiştir. 4708 sayılı Yasanın 2/4-g maddesi uyarınca yapı denetim kuruluşları; ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili daireye bildirmekle yükümlüdürler. 4708 sayılı Yasanın suç tarihinde yürürlükte bulunan Ceza Hükümleri başlığını taşıyan 9/1; maddesinde; Bu kanun hükümlerinin uygulanması sırasında görevini ihmal eden veya kötüye kullanan yapı denetim kuruluşunun ortaklan, yöneticileri, mimar ve mühendisleri; yapı müteahhidi, proje müellifi ile laboratuar görevlileri 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3 üncü bab, 4 üncü faslındaki görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma ile ilgili hükümlere göre cezalandırılır denilmektedir. Aynı maddede 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Yasanın 496. maddesiyle yapılan değişiklik sonucunda 1. fıkra şu şekilde düzenlenmiştir. Bu kanun hükümlerinin uygulanması sırasında, yapı denetim kuruluşunun icraî veya ihmalî davranışla görevini kötüye kullanan ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, proje müellifi gerçek kişiler ile laboratuvar görevlileri, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Böylece anılan 9/1. madde ile, 4708 sayılı Yasa ile getirilen yükümlülüklere aykırılıkların cezalandırılması öngörülmüştür.
Yapı denetimi kuruluşunun görevli mühendisleri olan sanıkların savunmalarında; inşaatın plan ve projesine uygun biçimde devam ettiği ve ikinci katın bitirilmesinden sonra çatının yapılması gerekirken, müteahhit tarafından bilgi verilmeden çatı katının yapıldığı ve bu nedenle kendilerinin kontrol olanağı bulamadıklarını ileri sürmeleri ve müteahhitlik hizmetini yürüten sanık Abdulkadir Aydemir'in de savunmasında, binanın plan ve projeye uygun olarak bitirildiği sırada bina sahibinin isteği üzerine son anda çatı katını yaptıklarını ve bu nedenle önceden ruhsat alamadıklarını açıklaması karşısında, sanıkların savunmaları da araştırılarak, ruhsata aykırı çatı katı yapıldığı tarih saptanıp, suç tutanağının düzenlendiği tarihe göre denetleme olanaklarının bulunup bulunmadığı hususu, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yasaya aykırı gerekçeyle kamu davasının düşürülmesi,
2- Binanın yapımını üstlenen müteahhit şirket sahibi ve temsilcisi olan sanık Abdulkadir Aydemir'in eylemine gelince;
İddianamede sanık hakkında; Abdulkadir Aydemir de 4708 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca 3 iş günü içinde ilgili belediye idaresine ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapıldığı halde bildirmediği, bu suretle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesi hükmü gözardı edilerek sözü edilen inşaatı yapı ruhsatı ve ekindeki onaylı projesine aykırı olarak inşa ettiği ve görevi kötüye kullanma suçunu işlediği biçimindeki ifadelerle sevk edilen eylemin, 4708 sayılı Yasanın 9/1. maddesinin göndermesiyle suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCY'nın 240. maddeyi ihlal ettiği ileri sürülmüştür.
4708 sayılı Yasanın 9/1. maddesinde cezalandırılan eylemin dayanağı, aynı yasanın 3/2. maddesinde belirtilen yükümlülüklerdir. 4708 sayılı Yasanın 3/2. maddesinde ise, yapı denetim kuruluşları, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları oranında sorumludurlar. Bu sorumluluğun süresi; yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren, yapının taşıyıcı sisteminden dolayı onbeş yıl, taşıyıcı olmayan, diğer kısımlarda ise iki yıldır. hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere sözü edilen 3/2. maddede yapı müteahhidine de binayı ruhsat ve projeye uygun olarak yapma yükümlülüğü getirilmiş ve bu yükümlülüğe aykırılık 9/1. madde ile cezalandırılmış ise de; 3/2. maddedeki yükümlülüklere aykırılık nedeniyle aynı maddede sayılan kişilerin sorumlu tutulabilmeleri ve dolayısıyla cezalandırılabilmeleri için, yapıda hasar meydana gelmesi koşulu aranmıştır. Açıklanan gerekçeler karşısında, müteahhitlik işini üstlenen sanık Abdulkadir Aydemir'in eyleminin 4708 sayılı Yasanın ilgili hükümleri çerçevesinde incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması yerine, suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı ve iddianamede de bu yönden açılan bir dava bulunmadığı halde 5237 sayılı TCY'nın 184/5. maddesi uygulanarak düşme kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy