(5237 S. K. m. 51, 58, 62, 265) (5271 S. K. m. 196)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre 5237 sayılı TCY'nın 51. maddesinde öngörülen ölçütler irdelenmeden sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetinin bulunması nedeniyle ertelemenin yasal olarak mümkün olmaması ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında; bu husus bozma nedeni yapılmamış, yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İstinabe suretiyle sorguya çekilmeden önce sanığa; ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayarak 5271 sayılı CYY'nın 196/2 maddesi hükmüne uyulmaması,
2- 5237 sayılı TCY'nın 62. maddesinde öngörülen; sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususlar tartışılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle takdiri indirim nedeninin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCY'nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY'nın 326/son maddesinin gözetilmesi yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy